Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu) Nedir?
Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu) Nedir?
Ortaklığın giderilmesi
davası, diğer adıyla izale-i şuyu, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan
taşınır ya da taşınmaz mallar üzerindeki birlikte mülkiyet ilişkisini sona
erdirerek, hak sahiplerinin ferdi mülkiyete geçişini sağlayan bir yargılama sürecidir.
Paydaşlar arasındaki iradi paylaşım anlaşmasının sağlanamadığı hallerde,
kanunun tanıdığı yetkiye dayanılarak sulh hukuk mahkemesinden talep edilen bu
dava; mülkiyet üzerindeki tasarruf kısıtlamalarını kaldırmayı ve ortaklık
ilişkisini nihayete erdirmeyi amaçlar. Bu süreçte, malın aynen bölünerek
paylaşılması veya açık artırma yoluyla satılarak elde edilen bedelin paylar
oranında bölüştürülmesi temel yöntem olarak benimsenmiştir.
İzale-i Şuyu Davası Nedir?
İzale-i şuyu davası,
ortaklar arasındaki birlikte mülkiyet durumunu sonlandıran hukuki bir
mekanizmadır. Paylı veya elbirliği mülkiyetindeki bir dava konusu malın,
ortaklarca arzu edilmemesi veya anlaşmazlık yaşanması halinde, ortaklığın
giderilmesini talep eden taraflar bu yola başvururlar. Ortaklığın giderilmesi
davaları, paydaşlık durumunun süresiz olarak devam etmesi beklenemeyeceği
ilkesine dayanır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, her paydaşın payının aynen
bölünmesi veya satış suretiyle paraya çevrilmesi suretiyle mülkiyeti
bireyselleştirme hakkı saklıdır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Nasıl Açılır?
Ortaklığın giderilmesi
davası açılabilmesi için öncelikle 6325 sayılı Kanun uyarınca arabuluculuk
sürecinin tamamlanması bir dava şartı olarak belirlenmiştir. Arabuluculuk
süreci olumsuz sonuçlandığı takdirde, davanın ikamesi mümkündür. Ortaklığın
giderilmesi davaları kapsamında, dava konusu olan malın tüm paydaşlarına
husumet yöneltilmesi zorunludur. Tüm paydaşların taraf olarak gösterilmediği
bir yargılama, taraf teşkilinin tamamlanmamış olması nedeniyle esastan
sonuçlanamaz. Dava şartı olan arabuluculuk tutanağı ile sunulan dava
dilekçesinde, izale-i şuyu davası ile hedeflenen paylaşım biçimi açıkça
belirtilmelidir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
(HMK) ve Türk Medeni Kanunu uyarınca, bu tür davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk
Mahkemesi'dir. HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca taşınmaz üzerindeki haklara
ilişkin davalarda, sulh hukuk mahkemesi kesin yetkili kılınmıştır. Dava konusu
taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması gereken bu davalar, yargı
çevresindeki sulh hukuk hâkimi tarafından görülür. Eğer taşınmazlar farklı
yargı çevrelerindeyse, genellikle taşınmazlardan birinin bulunduğu yerdeki sulh
hukuk mahkemesi yetki dahilindedir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Süreci
Paydaşlar arasında ortaklığın
satış suretiyle giderilmesi konusunda anlaşma sağlanamadığında veya aynen
taksimin mümkün olmadığı durumlarda, mahkeme tarafından satış suretiyle
giderilmesine karar verilir. Ortaklığın satış suretiyle gerçekleştirilmesi,
mahkeme eliyle değil, satış memurlukları vasıtasıyla icra edilir. Suretiyle
ortaklığın giderilmesi aşamasında, taşınmazın kıymet takdiri yapılarak açık
artırma süreci başlatılır. Suretiyle ortaklığın sonuçlanması için taşınmazın
ihale edilmesi ve bedelin paydaşlara payları oranında dağıtılması gerekir. Dava
konusu taşınmaz üzerinde bütünleyici parçalar (muhdesat) bulunuyorsa, bu
durumda ayrı bir tespiti davası açılması veya bu hususun ortaklığın
giderilmesine karar verilmeden önce netleştirilmesi gerekmektedir.
İzale-i Şuyu Davasında Aynen Taksim ve Satış Yoluyla Paylaşım
Ortaklığın aynen taksim
yoluyla giderilmesi, mülkiyetin fiziksel olarak bölünebilir olması şartına
bağlıdır. Taşınmaz üzerindeki ortaklığın bölünmesi, taşınmazın değerinde önemli
bir azalmaya sebebiyet vermemeli ve imar mevzuatına uygun olmalıdır. Eğer bu
şartlar sağlanamıyorsa, satış suretiyle paylaşım zorunlu hale gelir. Suretiyle
ortaklığın giderilmesi, hukuki bir zorunluluk olarak mahkeme huzurunda tesis
edilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun esnetilemez hükümleri çerçevesinde,
paydaşların her birinin kendi payını bağımsızlaştırabileceği bu yöntem,
ortaklık ilişkisinin tasfiyesinde temel yoldur. Ortaklığın giderilmesi davaları
ile sağlanan bu tasfiye, mülkiyet hakkının özgürce kullanımını garanti altına
alır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer?
İzale-i şuyu davalarının
yargılama süresi; tarafların sayısı, tebligatların durumu, taşınmazın konumu ve
mahkemenin iş yükü gibi birçok değişkene bağlıdır. Genel bir ifadeyle, ilk
derece mahkemesindeki ortaklığın giderilmesine ilişkin süreç ortalama 1 ile 1,5
yıl arasında sonuçlanabilmektedir. Ancak üst kanun yolları ve karmaşık şuyu
davaları süreci 3-5 yıla kadar uzatabilmektedir. Ortaklığın giderilmesi
davasını hızlandırmak için tüm paydaşların adres kayıt sistemindeki güncelliğin
sağlanması ve taraf teşkilinin eksiksiz yapılması elzemdir.
Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu davalar, 6325 sayılı
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca zorunlu arabuluculuk
kapsamında olup, dava şartı teşkil eder. Ortaklığın giderilmesi davası açma
aşamasında, arabuluculuk sürecinin tüketilmiş olması şarttır. Ayrıca taşınmaz
üzerindeki ortaklığın giderilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
ilgili hükümlerine göre yürütülür. Ortaklığın giderilmesi davasında yer alan
tüm paydaşlara eksiksiz tebligat yapılması, yargılamanın iptal edilmemesi için
kritiktir.
İzale-i Şuyu Davasında Tescil ve Tapu İşlemleri
İzale-i şuyu davasının
neticesinde verilecek kararın infazı, mahkeme ilamının kesinleşmesiyle
mümkündür. İhale veya taksim kararı kesinleştikten sonra, bir taşınmaz
üzerindeki ortaklığın hukuki tasfiyesi, tapu sicil müdürlüğündeki tescil
işlemleri ile tamamlanır. Eğer ortaklığın giderilmesi davasında bekletici
mesele yapılmış bir tapu iptali ve tescil davası veya muhdesat iddiası varsa,
tescil işlemi bu davaların sonucuna göre şekillenir. Ortaklığın satış suretiyle
giderilmesine karar verilmesi durumunda ise, ihalenin feshi söz konusu değilse,
satış memurluğu eliyle mülkiyet yeni alıcıya intikal ettirilir.
Ortaklığın Giderilmesi Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Dava dilekçesi, diğer
adıyla izale-i şüyu davası, tüm paydaşları kapsayacak şekilde ve hukuki
talepler net belirtilerek düzenlenmelidir. Dilekçede, taşınmaz üzerindeki
ortaklığın satış yoluyla veya aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi
taleplerinden hangisi tercih ediliyorsa buna ilişkin gerekçeler yer almalıdır. Ortaklığın
giderilmesi davasının kabul edilmesini sağlamak için, taraflar arasındaki
ortaklık durumunu kanıtlayan belgeler (veraset ilamı vb.) dosyaya sunulmalıdır.
Ortaklığın giderilmesine karar verilmesini isteyen davacı, dilekçesinde malın
niteliğini açıkça belirtmelidir.
İzale-i Şuyu Davasının Hukuki Sonuçları
İzale-i şuyu davası
sonucunda, paylı mülkiyet sona erer ve ferdi mülkiyete geçilir. Satış yoluyla
giderilmesi halinde, elde edilen satış bedeli paydaşlara payları oranında
paylaştırılır. Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilebilmesi durumu, malın
fiziksel bölünmeye uygunluğuna bağlı olup, bu karar izale-i şuyu davası
sonucunda tescil hükmünde sonuçlar doğurur. Ortaklığın sona ermesi, paydaşların
birbirinden bağımsız birer mülkiyet hakkına kavuşmasını sağlar. Dolayısıyla
ortaklığın giderilmesi, mülkiyetin serbestçe kullanılmasını engelleyen tüm
hukuki engellerin tasfiyesi anlamını taşır.
