Konkordato Nedir? Konkordato Başvurusu ve Şartları
Konkordato Nedir? Konkordato Başvurusu ve Şartları
Ekonomik dalgalanmalar ve
nakit akışı sıkıntıları, en güçlü işletmeleri bile zaman zaman ödeme güçlüğüyle
karşı karşıya bırakabilir. İşte bu noktada devreye giren konkordato; borçlarını
vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe riski taşıyan dürüst borçluların,
alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde anlaşarak borçlarını yeniden
yapılandırmasını sağlayan kritik bir hukuki koruma kalkanıdır.
İcra ve İflas Kanunu
uyarınca düzenlenen bu mekanizma, borçluyu cebrî icra takiplerinden ve iflastan
korurken, alacaklıların da haklarını adil bir plan dahilinde güvence altına
alır. Şirketlerin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve ekonomik istikrarını
yeniden kazanabilmesi için hayati bir önem taşıyan konkordato süreci, sıkı
şekil şartlarına ve detaylı bir finansal planlamaya dayanmaktadır.
Bu yazımızda, iflasın
eşiğindeki işletmelere ve gerçek kişilere nefes aldıran konkordato kurumunu,
yasal başvuru şartlarını ve sürecin işleyişini güncel mevzuat doğrultusunda
inceliyoruz.
Konkordato Başvurusu Nasıl Yapılır?
Ekonomik dalgalanmaların
ve likidite sıkışıklığının yoğun hissedildiği ticari hayatta, firmaların nakit
akışını koruması hayati önem taşır. Mali açıdan darboğaza giren şirketler için borçlarını
yeniden yapılandırarak iflastan kurtulmanın en güvenli yolu yasal bir zemin
kullanmaktır. Peki, konkordato başvurusu hukuken nasıl gerçekleştirilir?
Süreç, borçlu veya iflas
isteme hakkına sahip olan alacaklı tarafından hazırlanan gerekçeli bir dilekçe
ile başlar. Başvuru sırasında, talepte bulunan tarafın kanunda öngörülen
maliyetleri karşılaması zorunludur. İşletmelerin bu zorlu süreçte ticari faaliyetlerine
devam edebilmesi ve koruma kalkanı elde edebilmesi için ilk adım doğru yetkili
mahkemeye gitmektir.
İflasa tabi borçlular
için: İşlem merkezinin (merkez
şubenin) bulunduğu yerdeki,
İflasa tabi olmayan
borçlular için: Yerleşim
yerindeki, Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru gerçekleştirilir.
Başvuru aşamasında hukuki
en kritik detay, Adalet Bakanlığı tarifesince belirlenen gider avansının
vezneye depo edilmesidir. Bu avansın yatırılması HMK madde 114 kapsamında bir
dava şartı olarak kabul edildiğinden, eksikliği halinde konkordato talebi
doğrudan usulden reddedilir.
Konkordato Başvuru Şartları Nelerdir?
Her mali sıkıntıya düşen
işletmenin doğrudan bu korumadan yararlanması mümkün değildir; kanun koyucu hem
borçluyu hem de alacaklıyı korumak adına belirli sert koşullar aramaktadır. İlk
olarak, borçlunun nakit akışında somut bir bozulma olmalı; yani borçlarını
vadesi geldiği halde ödeyememe veya yakın gelecekte ödeyememe tehlikesi altında
bulunmalıdır.
İkinci ve en önemli maddi
şart ise dürüstlük ve iyi niyettir. Borçlunun alacaklıları zarara uğratma kastı
taşımaması ve dürüst bir yönetim sergilemesi gerekir. Mahkemeye sunulacak
verilerin gerçeği yansıtması, şirketin borçlarını yeniden ödeme iradesinin
bulunması şarttır.
Son olarak şekli şart,
kanunun 286. maddesinde sayılan tüm finansal tabloların, bağımsız denetim
raporlarının ve karşılaştırmalı tabloların eksiksiz olarak dosyaya
eklenmesidir. Bu belgeler, borçlunun mali durumunu net olarak ortaya koymalı ve
başvuru tarihinden en fazla 45 gün öncesine ait güncellikte olmalıdır.
Konkordato Süreci Nasıl İşler?
Resmi olarak başlayan konkordato
süreci, baştan sona sıkı bir yargısal ve idari denetim altında ilerler. Başvuru
yapıldıktan sonra mahkeme, evraklar üzerinde yaptığı ilk incelemede şekli bir
eksiklik görmezse derhal adımları başlatır. Süreç temel olarak iki büyük mühlet
aşamasından oluşur: Geçici mühlet ve kesin mühlet.
Dilekçenin verilmesiyle
başlayan bu koruma döneminde, borçlunun malvarlığını koruyucu tedbirler alınır.
Ardından, atanan uzmanlar eliyle şirketin defterleri ve piyasa koşulları
incelenerek borçlunun mali durumunu iyileştirip iyileştiremeyeceği araştırılır.
Alacaklılar toplantısında proje oylanır ve nihayetinde mahkeme tarafından
tasdik kararı verilerek süreç bağlayıcı bir ödeme planına dönüşür. En baştan
tasdike kadar olan tüm bu zincir, yasal sınırlarla ortalama 6 ila 23 ay
arasında bir zamana yayılır.
Geçici Mühlet Kararı Nedir?
Ticaret mahkemesi, önüne
gelen başvuru dosyasında yasanın aradığı belgelerin eksiksiz olarak mevcut
olduğunu tespit ettiğinde derhâl mühlet kararı verir. Bu ilk aşamaya geçici
mühlet denir. Geçici mühletin temel işlevi, kesin mühlet kararı verilmeden önce
yapılacak detaylı incelemeler ve duruşma aşamasına kadar borçlunun
malvarlığının erimesini ve hacizlerle yağmalanmasını önlemektir.
Yasa gereği geçici mühlet
süresi üç aydır. Ancak bu süre içinde komiserin veya borçlunun gerekçeli
talebiyle en fazla iki ay daha uzatılabilir. Böylece geçici mühlet toplamda 5
ayı geçemez. Bu karar Ticaret Sicili Gazetesi ve Basın İlan Kurumu portalında konkordato
ilanı yoluyla kamuoyuna duyurulur. İlanı gören alacaklılar, 7 günlük kesin süre
içinde mahkemeye dilekçe vererek mühlet verilmesini gerektiren bir durum
olmadığını savunup konkordato talebi reddini isteyebilirler.
Kesin Mühlet Süresi ve Sonuçları
Geçici mühlet döneminde
yapılan incelemeler neticesinde, şirketin mali yapısının toparlanmasının ve
projenin başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılırsa, mahkeme borçluya bir
yıllık kesin mühlet verir. Özel ve güçlük arz eden durumlarda bu süre,
komiserin gerekçeli raporuyla altı aya kadar uzatılabilir. Kesin mühletin
ilanıyla birlikte çok ağır ve net hukuki sonuçlar doğar:
Takiplerin Durması: Borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun dahil hiçbir
icra takibi yapılamaz, başlamış takipler durur.
Tedbirlerin
Uygulanmaması: İhtiyati tedbir ve
ihtiyati haciz kararları borçlu üzerinde tatbik edilemez.
Faizlerin Durması: Rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz
işlemesi tamamen durur.
Tasarruf Sınırı: Borçlu, mahkemenin izni olmaksızın rehin tesis
edemez, kefil olamaz ve işletmenin duran varlıklarını devredemez; aksi halde
yapılan işlemler geçersiz sayılır.
Konkordato Komiseri Ne İş Yapar?
Mahkeme, geçici mühlet
kararıyla birlikte sürecin şeffaf ve adil yürütülmesi amacıyla bir veya birden
fazla uzmanı görevlendirir. Konkordato komiserinin temel işlevi, borçlu ile
alacaklılar arasında köprü olmak ve yargılamayı yürüten mahkemeye rehberlik
etmektir. Komiser, borçlunun ticari defterlerini inceler, malvarlığı
envanterini çıkarır ve işletmenin faaliyetlerine devam ederken rasyonel
kararlar alıp almadığını denetler.
Ayrıca konkordato
projesini tamamlanmasına katkıda bulunmak, alacaklılar kurulunu düzenli
bilgilendirmek ve alacaklılar toplantısını yönetmek komiserin asli ödevleridir.
Kesin mühlet süresince borçlunun her hareketine nezaret eden komiser, sürecin
sonunda konkordato projesinin kabul edilip edilmediğini ve tasdikinin uygun
olup olmadığını gösteren detaylı bir gerekçeli rapor hazırlayarak dosyayı
mahkemeye teslim eder.
Konkordato Talebinde Hangi Belgeler Sunulur?
Bir işletmenin yasal
koruma kalkanından yararlanabilmesi için konkordato başvurusunda bulunurken
dosyaya eklemek zorunda olduğu belgeler İİK m.286'da sıkı sıkıya
düzenlenmiştir. Evrakların mali tutarlılığı, sürecin kaderini belirler. Dosyada
bulunması zorunlu evraklar şunlardır:
Konkordato Ön Projesi: Borçların hangi vadede, ne oranda ödeneceğini ve
gerekli finansal kaynağın nereden (sermaye artışı, kredi veya varlık satışı)
bulunacağını gösteren detaylı taslak.
Mali Durum Belgeleri: Borçlunun mali durumunu gösteren güncel
bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu ve e-defter beratları.
Alacaklılar Listesi: Tüm alacaklıların isimlerini, imtiyaz durumlarını
ve alacak tutarlarını gösteren defter kayıtları.
Karşılaştırmalı Tablo: Konkordato projesi teklifi ile olası bir iflas
durumunda alacaklıların eline geçebilecek muhtemel rakamları kıyaslayan somut
tablo.
Finansal Analiz
Raporu: Projedeki tekliflerin
gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu onaylayan, bağımsız denetim
kuruluşlarınca hazırlanmış makul güvence raporu.
Konkordatonun Tasdiki ve İflas Dengesi
Alacaklılar toplantısında
yasal çoğunlukla (alacaklıların yarısı veya alacakların 2/3'ünü karşılayan 1/4
alacaklı grubu) kabul edilen proje, nihai karar için mahkemenin önüne gelir.
Mahkeme, konkordatonun tasdik şartlarını incelerken teklif edilen meblağın
borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığına bakar. Eğer proje dürüstçe
hazırlanmışsa ve alacaklılara iflas tasfiyesinden daha iyi bir sonuç vaat
ediyorsa, mahkeme tarafından tasdik kararı verilir. Tasdik kararıyla birlikte konkordato
projesini hükümleri, oy vermeyen alacaklılar dahil herkes için bağlayıcı hale
gelir.
Ancak süreç her zaman
başarıyla sonuçlanmaz. Eğer yasal nisaplar sağlanamazsa, proje gerçekçi
bulunmazsa veya borçlu mühlet kurallarına aykırı davranıp mal kaçırırsa,
mahkeme konkordato talep eylemini reddeder. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan
olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde,
mahkeme borçlunun resen iflasına hükmeder. Bu durumda işletmenin tüm ticari
faaliyetleri sonlandırılır ve mevcut mal varlığı alacaklıların tasfiyesi için
iflas masasına devredilir. Hak kayıpları yaşamamak adına, sürecin en başından
itibaren uzman bir kadroyla mahkemeye başvuru yapmak büyük önem arz etmektedir.
Adi Konkordato Nedir?
Piyasalarda sıkça duyulan
adi konkordato nedir sorusu, aslında mali yapısı sarsılmış işletmelerin iflas
sarmalına girmeden önce başvurduğu yasal aracı ifade eder. Arama motorlarında
karşımıza çıkan konkordato ne demek sorusu en temel anlamıyla; dürüst bir
borçlunun, alacaklılarıyla bir komiser eşliğinde ve yargı gözetiminde anlaşarak
borçlarını vadeye yayması veya indirim almasıdır.
Hukukumuzda en yaygın tür
konkordato adi (iflas dışı) konkordatodur. Bu süreç konkordato kurumunun
kalbidir ve borçlu henüz iflas etmeden önce başlar. Borçlunun teklifine göre bu
yasal yol; alacakların bir kısmından vazgeçilen tenzilat, sürenin uzatıldığı
vade ya da ikisinin birleştiği karma model olarak yapılandırılır. Kanunda
düzenlenen üç ana konkordato çeşitleri içinden hangisi seçilmişse, yeni takvim
ona göre şekillenir.
Konkordato Tasdik Kararı Nedir?
Konkordato tasdiki,
oylamaya katılan alacaklıların kanunun aradığı nitelikli çoğunlukla onay
verdiği projenin, ticaret mahkemesi tarafından incelenip nihai olarak
onaylanmasıdır. Mahkeme, teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile
orantılı olduğunu ve alacaklıların eline iflas durumundan daha fazla para
geçeceğini tespit ederse konkordato projesini tasdik eder.
Bu karar alındığında, tasdik
edilen konkordato artık oylamada ret oyu veren veya toplantıya hiç katılmayan
alacaklılar dahil herkes için zorunlu hale gelir. Onaylanan konkordato planı
doğrultusunda eski borçlar silinir ve yerine bu yeni takvim geçer. Gelen
konkordato tasdik hükmü sayesinde, borçlu taahhüt ettiği taksitleri ödediği
müddetçe yasal korumadan yararlanmaya devam eder.
Konkordato ile İflas Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ticari hayatta konkordato
ile ilgili en büyük yanılgı, bu kurumun iflasla aynı şey olduğunun
sanılmasıdır. Oysa konkordato arasındaki felsefi ve hukuki farklar oldukça
keskindir. İflas, borçlunun ticari hayatına son veren, tüm mal varlığını cebrî
icra yoluyla satıp şirketi tasfiye eden yıkıcı bir yoldur. Yönetim yetkisi
tamamen iflas idaresine geçer.
Buna karşın konkordato
borçlunun ve ticari işletmenin piyasada kalmasını, üretimi sürdürmesini
hedefler. Konkordato sayesinde borçlu, komiser nezaretinde işinin başında kalır
ve şirketi yönetmeye devam eder. İflasta alacaklılar paralarını yıllar süren
tasfiye kuyruklarından sonra alabilirken, konkordatoda önceden belirlenmiş net
bir tahsilat planı mevcuttur.
Konkordato Talebinin Reddedilmesi Durumunda Ne Olur?
Her başvuru maalesef
başarıyla sonuçlanmaz. Mahkeme, sunulan finansal analizleri yetersiz bulur,
yasal alacaklı çoğunluğuna ulaşılamaz veya borçlunun kötü niyetli olduğu
anlaşılırsa konkordato talebinin reddine karar verir. Sırasında konkordato
korumasının kalkması, şirket için son derece ağır sonuçlar doğurur.
Eğer konkordato ilan eden
borçlu iflasa tabi şahıslardansa ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden biri
mevcutsa, mahkeme başka bir işleme gerek kalmaksızın resen borçlunun iflasına
hükmeder. Şayet iflas şartları yoksa, ret kararıyla birlikte mühlet koruması
tamamen kalkar. Bu durumda tüm alacaklılar durmuş olan icra takipleri dahil
genel icra yollarına yeniden başvurarak cebrî tahsil etme süreçlerini
başlatabilirler.
Konkordato Sürecinde Şirket Faaliyetleri Devam Eder mi?
Temel amaç işletmeyi
yaşatmak olduğu için, süreç boyunca şirket faaliyetleri kesintisiz devam eder.
Şirket mal üretmeye, fatura kesmeye ve ticaret yapmaya devam edebilir. Zira
alacaklılara borç ödeyebilmek için nakit akışının sürmesi gerekir. Bu dönemde borçlu
konkordato korumasından yararlanırken, tarafından atanan ve konkordato sürecini
denetleyen uzmanın tam gözetimi altındadır.
İşletme, komiserin haberi
ve izni olmaksızın rehin tesis edemez, kefil olamaz, fabrikasını veya
demirbaşlarını satamaz; aksi halde yapılan işlemler geçersiz sayılır. Bu sıkı
denetim, firmanın ticari itibarını korurken alacaklıların da haklarının
korunmasını sağlar. Nakit sıkışıklığı nedeniyle maaş ödemekte zorlanan
firmaların işçileri ise, İŞKUR'a başvuru yaparak 3 aylık maaşlarını Ücret
Garanti Fonundan alabilirler.
Konkordato Mühleti İçerisinde İcra Takibi Yapılabilir mi?
Asliye ticaret mahkemesi,
önüne gelen konkordato başvurusunu ve finansal tabloları eksiksiz bulursa
derhal geçici mühlet kararı verir. Bu kararla birlikte borçlu adeta hukuki bir
zırha bürünür ve koruma altına alınır. Yasa gereği, mühlet süreleri boyunca
borçlu aleyhine hiçbir yeni icra takibi başlatılamaz ve daha önce başlatılmış
olan tüm takipler derhal durur.
İhtiyati tedbir ve
ihtiyati haciz kararları dahi bu dönemde borçlu üzerinde uygulanamaz,
zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu sürecin tek istisnası rehinli
alacaklardır; rehin sahibi alacaklılar takibe başlayabilir ancak muhafaza
tedbiri alamaz ve rehinli malın satışını isteyemezler. Rehin dışındaki tüm adi
alacaklılar için cebrî işlemler, mühlet sonuna veya tasdik anına kadar tamamen
askıya alınmış olur.
