Mirasta İade, Tenkis ve Denkleştirme Davası Nedir?
İade, Tenkis ve Denkleştirme Davası Nedir?
Miras paylaşımı sürecinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasında mirasta denkleştirme davası, mirasa iade davası ve tenkis davası yer almaktadır. Miras bırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirleri, para transferleri, bağışlar veya ölümüne bağlı tasarruflar, mirasçılar arasında hak kayıplarına ve ciddi hukuki anlaşmazlıklara yol açabilmektedir. Özellikle bazı mirasçıların diğerlerine göre daha fazla kazandırma elde etmesi veya mirasçıların saklı pay haklarının ihlal edilmesi durumunda, Türk Medeni Kanunu mirasçıların haklarını koruyabilmeleri için çeşitli dava yolları öngörmüştür.
Mirasta denkleştirme, miras bırakan tarafından yasal mirasçılara sağlığında yapılan ve miras payına mahsuben değerlendirilen karşılıksız kazandırmaların paylaşım sırasında hesaba katılmasını amaçlayan bir kurumdur. Buna karşılık tenkis davası, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan işlemler nedeniyle mirasçıların saklı paylarının korunmasını sağlar. Mirasa iade olarak da bilinen denkleştirme talepleri ise özellikle altsoya yapılan kazandırmalar bakımından uygulamada sıkça gündeme gelmektedir.
Ancak her kazandırma denkleştirmeye tabi olmadığı gibi, her bağış veya mal devri de doğrudan tenkis hükümlerine tabi sayılmaz. Bu nedenle mirasta denkleştirme talebi, tenkis talebi veya mirasa iade istemi değerlendirilirken kazandırmanın niteliği, miras bırakanın iradesi, yasal mirasçıların durumu ve somut olayın özellikleri dikkatle incelenmelidir.
Bu rehberde; mirasta denkleştirme davası nedir, hangi kazandırmalar denkleştirmeye tabidir, tenkis davası hangi durumlarda açılır, saklı pay nasıl korunur, denkleştirme borçlusu ve alacaklısı kimdir, zamanaşımı süreleri nelerdir ve Yargıtay uygulamaları bu konuda nasıl şekillenmektedir gibi en önemli sorulara ayrıntılı şekilde yer vereceğiz.
Mirasta Denkleştirme Nedir ve Hangi Kazandırmalar Denkleştirmeye Tabidir?
Mirasta denkleştirme, miras hukukunda denkleştirme kurumunun temelini oluşturan ve yasal mirasçılar arasında adil paylaşımın sağlanmasını amaçlayan önemli bir hukuki mekanizmadır. Türk Medeni Kanunu'nun 669 ila 675. maddeleri arasında düzenlenen bu kurum, miras bırakanın sağlığında bazı mirasçılarına yaptığı karşılıksız kazandırmaların miras paylaşımı sırasında dikkate alınmasını sağlar.
Başka bir anlatımla mirasta denkleştirme, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde edilen bazı malvarlığı değerlerinin paylaşım sırasında hesaba katılmasıdır. Böylece miras bırakan tarafından bir mirasçıya önceden sağlanan ekonomik avantajın, diğer yasal mirasçılara karşı haksız bir sonuca yol açması engellenir.
Kanunda geçmişte "mirasta iade" olarak ifade edilen bu kurum, günümüzde "mirasta denkleştirme" olarak adlandırılmaktadır. Ancak uygulamada mirasta iade ve mirasta denkleştirme kavramları çoğu zaman aynı anlamda kullanılmaktadır.
Hangi Kazandırmalar Denkleştirmeye Tabidir?
Türk Medeni Kanunu uyarınca denkleştirmeye tabi kazandırmalar, kural olarak miras bırakanın sağlığında yaptığı sağlararası ve karşılıksız kazandırmalardır. Özellikle altsoya yapılan bazı kazandırmalar, aksi açıkça belirtilmedikçe mirasta denkleştirmeye tabi kabul edilir.
Denkleştirme kapsamına girebilecek başlıca kazandırmalar şunlardır:
-
Çeyiz verilmesi,
-
Kuruluş sermayesi sağlanması,
-
Taşınmaz devri,
-
Araç veya şirket hissesi devri,
-
Borçtan kurtarma,
-
Karşılıksız para transferleri,
-
Miras payına mahsuben yapılan diğer ekonomik destekler.
Örneğin miras bırakanın bir çocuğuna ev satın alması, iş kurması için sermaye vermesi veya banka borcunu ödemesi, şartların oluşması halinde denkleştirmeye tabi bir kazandırma olarak değerlendirilebilir.
Buna karşılık her kazandırma otomatik olarak denkleştirme kapsamına girmez. Özellikle olağan hediyeler, makul eğitim giderleri ve geleneksel evlenme harcamaları bazı durumlarda denkleştirme kuralları dışında kalabilir.
Altsoya Yapılan Kazandırmalarda Karine
Kanun koyucu altsoya yapılan kazandırmalar bakımından özel bir düzenleme getirmiştir. Buna göre çocuklara veya torunlara yapılan bazı kazandırmalar, aksi miras bırakan tarafından açıkça belirtilmediği sürece miras payına mahsuben yapılmış kabul edilir.
Bu nedenle altsoya yapılan bir taşınmaz devri veya yüksek miktarlı para transferi, kural olarak denkleştirmeye tabi sayılır. Kazandırmadan yararlanan mirasçı, işlemin bağış niteliğinde olduğunu ve mirasta denkleştirmeye tabi olmadığını ispat etmekle yükümlüdür.
Mirasta Denkleştirmenin Amacı
Mirasta denkleştirmenin temel amacı, miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar nedeniyle bozulan dengeyi yeniden sağlamaktır. Böylece mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri değerler paylaşım sırasında dikkate alınır ve yasal mirasçılara düşen payların daha hakkaniyetli şekilde belirlenmesi sağlanır.
Bu nedenle mirasta denkleştirme davalarında yalnızca mal devrinin varlığı değil, kazandırmanın amacı, miras bırakanın iradesi ve işlemin miras payına mahsuben yapılıp yapılmadığı da ayrıntılı olarak değerlendirilir.
İade (Mirasa İade) Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Mirasa iade davası olarak da bilinen mirasta denkleştirme davası, miras bırakanın sağlığında bazı yasal mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmaların paylaşım sırasında hesaba katılması amacıyla açılan bir davadır.
Davası açmak mirasta iade davası bakımından temel amaç, terekenin gerçek değerinin ortaya çıkarılması ve mirasçılar arasında eşitliğin korunmasıdır. Bu dava sayesinde bazı mirasçıların önceden elde ettiği ekonomik avantajlar dikkate alınarak paylaşım yapılır.
İade Davası Hangi Şartlarda Açılabilir?
Bir mirasta denkleştirme davası açılabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:
-
Kazandırmanın miras bırakan tarafından yapılmış olması,
-
Sağlararası bir işlem bulunması,
-
Kazandırmanın karşılıksız olması,
-
Kazandırmanın yasal mirasçıya yapılmış olması,
-
Miras payına mahsuben yapılmış olması.
Ölüme bağlı tasarruflar ise kural olarak denkleştirme kapsamına girmez. Vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi işlemler farklı hukuki sonuçlar doğurur ve çoğu zaman tenkis davasının konusunu oluşturur.
Kimlere Karşı Açılabilir?
Mirasta denkleştirme davalarında dava yalnızca yasal mirasçı aleyhine açılabilir. Atanmış mirasçılar veya üçüncü kişiler hakkında doğrudan denkleştirme talebinde bulunulamaz.
Bu nedenle denkleştirme talebinde bulunan mirasçı, öncelikle davalının yasal mirasçı sıfatını taşıdığını ortaya koymalıdır.
İade Terekeye Yapılır
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, iadenin doğrudan davacı mirasçıya yapılacağı düşüncesidir. Oysa Türk Medeni Kanunu'na göre iade terekeye yapılır.
Başka bir ifadeyle denkleştirme talep eden mirasçı, doğrudan kendi payı oranında ödeme istemez. Öncelikle kazandırma terekeye eklenir, daha sonra tüm mirasçılar arasında paylaşım yapılır.
Mirasta İade ile Tenkis Arasındaki Fark
Uygulamada sıklıkla karıştırılan bir diğer konu ise mirasta iade ile tenkis davasının farkıdır.
Mirasta iade, yasal mirasçılar arasında paylaşım eşitliğini sağlamaya yöneliktir. Buna karşılık tenkis davasına başvurulmasının amacı mirasçıların saklı pay haklarını korumaktır.
Bu nedenle her denkleştirme istemi kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez. Yargıtay uygulamasına göre terditli talep veya ıslah bulunmadıkça denkleştirme davası kendiliğinden tenkis davasına dönüşemez.
Tenkis Davası Nedir ve Hangi Hakları Korur?
Tenkis davası, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşarak yaptığı kazandırmalar nedeniyle mirasçıların saklı paylarının ihlal edilmesi durumunda açılan bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen bu dava, özellikle saklı pay sahibi mirasçıların korunmasını amaçlar.
Miras hukukunda denkleştirme ile tenkis farklı hukuki kurumlar olmakla birlikte uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Mirasta denkleştirme davası, yasal mirasçılara yapılan bazı kazandırmaların paylaşım sırasında hesaba katılmasını sağlarken, tenkis davasının amacı mirasçıların saklı pay haklarını korumaktır.
Tenkis Davasının Konusu Nedir?
Miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışlar veya ölümüne bağlı tasarruflar, saklı payları ihlal edecek boyuta ulaşmışsa tenkis hükümlerine tabi olabilir.
Örneğin;
-
Taşınmazların bir kişiye bırakılması,
-
Yüksek tutarlı bağışlar yapılması,
-
Vasiyetname ile tüm malvarlığının tek kişiye bırakılması,
-
Saklı paylı mirasçıların mirastan mahrum bırakılması,
gibi durumlarda tenkis davası açma hakkı gündeme gelebilir.
Tenkis Davası Hangi Hakları Korur?
Tenkis davasının koruduğu temel değer, mirasçıların saklı pay haklarıdır. Kanun koyucu belirli mirasçılar için koruma alanı oluşturmuş ve miras bırakanın bu payları tamamen ortadan kaldırmasını engellemiştir.
Bu nedenle miras bırakanın tasarruf edebileceği oranı aşan işlemleri, belirli şartların oluşması halinde tenkis davasına konu olabilir.
Denkleştirme ile Tenkis Arasındaki İlişki
Mirasta denkleştirme istemi mirasın paylaşılması aşamasında ileri sürülürken, tenkis davasının amacı saklı payların korunmasıdır.
Uygulamada bazı davacılar öncelikle denkleştirme talebinde bulunmakta, şartların oluşmaması halinde ise tenkis talebinde bulunmaktadır. Ancak denkleştirme istemi kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez.
Bu nedenle dava açılırken hukuki nitelendirmenin doğru yapılması büyük önem taşımaktadır.
Denkleştirme Davasında İspat Yükümlülüğü Kime Aittir?
Mirasta denkleştirme davalarında en önemli uyuşmazlıklardan biri ispat yükünün hangi tarafta olduğudur. İspat yükü, kazandırmanın kime yapıldığına göre değişmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun benimsediği sistemde altsoya yapılan kazandırmalar ile diğer yasal mirasçılara yapılan kazandırmalar arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Altsoya Yapılan Kazandırmalarda İspat Yükü
Miras bırakan tarafından çocuklara veya torunlara yapılan karşılıksız kazandırmalar, kural olarak denkleştirmeye tabi kabul edilir.
Bu nedenle altsoya yapılan kazandırmalarda denkleştirme talebinde bulunan mirasçının ayrıca miras payına mahsuben yapıldığını ispat etmesine gerek bulunmaz.
Bu durumda ispat yükü davalı tarafa geçer.
Davalı mirasçı;
-
Kazandırmanın bağış niteliğinde olduğunu,
-
Miras bırakan tarafından iadeden muaf tutulduğunu,
-
Mirasta denkleştirmeye tabi olmadığını,
ispat etmek zorundadır.
Altsoy Dışındaki Mirasçılarda İspat Yükü
Eş, kardeş, anne veya baba gibi altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda ise durum farklıdır.
Bu kişiler bakımından kanuni bir karine bulunmamaktadır. Bu nedenle denkleştirme talebinde bulunan davacı, kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığını ispat etmekle yükümlüdür.
Hangi Deliller Kullanılabilir?
Mirasta denkleştirme davalarında;
-
Tapu kayıtları,
-
Banka dekontları,
-
Tanık anlatımları,
-
Yazılı belgeler,
-
Ticari kayıtlar,
-
Bilirkişi raporları,
önemli deliller arasında yer almaktadır.
Yargıtay uygulamalarına göre miras bırakanın iradesinin ispatı herhangi bir şekle tabi değildir. Her türlü hukuki delil ile ispat mümkündür.
Denkleştirme Talebinin İspatı Neden Önemlidir?
Mirasta denkleştirme davalarında davanın sonucu çoğu zaman ispat faaliyetinin başarısına bağlıdır.
Kazandırmanın niteliği, amacı ve miras bırakanın iradesi yeterince ortaya konulamazsa denkleştirme talebinin reddi gündeme gelebilir. Bu nedenle dava hazırlığı aşamasında delillerin eksiksiz toplanması gerekir.
Denkleştirme Borçlusu ve Alacaklısı Kimlerdir?
Mirasta denkleştirme kurumunda tarafların doğru belirlenmesi davanın başarısı açısından son derece önemlidir.
Kanun, denkleştirme alacaklısı ve denkleştirme borçlusu kavramlarını açık şekilde ortaya koymuştur.
Denkleştirme Borçlusu Kimdir?
Denkleştirme borçlusu olan mirasçı, miras bırakan tarafından sağlığında kendisine denkleştirmeye tabi bir kazandırma yapılan yasal mirasçıdır.
Başka bir anlatımla mirasta denkleştirme kapsamında iade yükümlülüğü bulunan kişi denkleştirme borçlusu olarak adlandırılır.
Bu kişi;
-
Taşınmaz devralmış olabilir,
-
Para yardımı almış olabilir,
-
Borçtan kurtarılmış olabilir,
-
Kuruluş sermayesi elde etmiş olabilir.
Şartların oluşması halinde bu kazandırmaların denkleştirme kapsamına alınması mümkündür.
Denkleştirme Alacaklısı Kimdir?
Denkleştirme alacaklısı ise miras bırakanın ölüm anında yasal mirasçı sıfatını taşıyan ve yapılan kazandırmalar nedeniyle miras payı etkilenen kişidir.
Denkleştirme alacaklısı doğrudan ödeme talep eden kişi değildir. Çünkü denkleştirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi öncelikle terekeye karşı söz konusudur.
Atanmış Mirasçılar Denkleştirme Talep Edebilir Mi?
Hayır.
Mirasta denkleştirme sadece yasal mirasçılar arasında uygulanır.
Bu nedenle;
-
Vasiyet alacaklıları,
-
Atanmış mirasçılar,
-
Üçüncü kişiler,
kural olarak denkleştirme talep edemez ve haklarında denkleştirme yükümlülüğü doğmaz.
Mirasçılık Sıfatının Kaybedilmesi Durumunda Ne Olur?
Mirasın reddi, mirastan çıkarma veya mirastan yoksunluk gibi durumlarda denkleştirme yükümlülüğünün tamamen ortadan kalktığı söylenemez.
Türk Medeni Kanunu'nun 670. maddesi gereğince bazı durumlarda denkleştirme yükümlülüğü yerine geçen mirasçılara intikal edebilir.
Mirasta Denkleştirme Davasının Şartları Nelerdir?
Mirasta denkleştirme davası açılabilmesi için bazı temel şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlardan birinin eksik olması halinde denkleştirme istemi reddedilebilir.
1. Yasal Mirasçı Olma Şartı
Denkleştirme sadece yasal mirasçılar arasında uygulanabilir.
Bu nedenle davacı ve davalı tarafın yasal mirasçı sıfatına sahip olması gerekir.
2. Sağlararası Kazandırma Bulunmalıdır
Mirasta denkleştirmeye konu işlem, miras bırakanın sağlığında gerçekleştirilmiş olmalıdır.
Ölüme bağlı tasarruflar denkleştirme kapsamına girmez. Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi işlemler farklı hukuki sonuçlar doğurur.
3. Kazandırma Karşılıksız Olmalıdır
Satış veya gerçek bir bedel karşılığı yapılan işlemler kural olarak denkleştirmeye tabi değildir.
Buna karşılık bağış niteliği taşıyan işlemler, şartların oluşması halinde denkleştirme kapsamına alınabilir.
4. Kazandırma Miras Bırakanın Malvarlığından Çıkmış Olmalıdır
Denkleştirme kuralları uygulanabilmesi için ekonomik değerin doğrudan miras bırakan tarafından sağlanmış olması gerekir.
Üçüncü kişiler tarafından yapılan yardımlar denkleştirme kapsamına girmez.
5. Miras Payına Mahsuben Yapılmış Olmalıdır
Mirasta denkleştirmenin en önemli unsuru budur.
Kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığı tespit edilmelidir.
Altsoya yapılan kazandırmalarda kanun bu hususu karine olarak kabul etmektedir. Ancak diğer yasal mirasçılara yapılan işlemlerde bu durum ayrıca ispat edilmelidir.
Denkleştirme Anındaki Değer Esas Alınır
Denkleştirme hesaplamasında kazandırmanın ilk yapıldığı tarihteki değer değil, kazandırmanın denkleştirme anındaki değere göre hesaplanması esastır.
Bu nedenle mahkemeler çoğu zaman bilirkişi incelemesine başvurmakta ve kazandırmanın güncel ekonomik karşılığını belirlemektedir.
Mirasta Denkleştirme Davalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Mirasta denkleştirme davalarında;
-
Kazandırmanın niteliği,
-
Davalının yasal mirasçı olup olmadığı,
-
Miras payına mahsuben yapılıp yapılmadığı,
-
Denkleştirme yükümlülüğünün kapsamı,
-
Denkleştirme anındaki değere göre hesaplama yapılması,
gibi hususlar davanın sonucunu doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer almaktadır.
Denkleştirme Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Mirasta denkleştirme davası hakkında en çok merak edilen konulardan biri zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürelerin nasıl uygulanacağıdır. Uygulamada denkleştirme ile tenkis davalarının sürelerinin sıklıkla karıştırıldığı görülmektedir. Oysa bu iki dava türü bakımından farklı hukuki rejimler söz konusudur.
Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulamasına göre mirasta denkleştirme istemi mirasın paylaşılması tamamlanıncaya kadar ileri sürülebilir. Başka bir anlatımla mirasta denkleştirme, terekenin henüz paylaşılmadığı durumlarda zamanaşımına uğramaz. Bu nedenle mirasta denkleştirme talebi, miras paylaşımı yapılıncaya kadar her zaman gündeme getirilebilir.
Ancak paylaşımın tamamlanmış olması halinde durum değişmektedir. Yargıtay kararlarına göre denkleştirme için 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Bu süre paylaşım tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Tenkis Davalarında Süreler
Tenkis davasının süreleri denkleştirme davasından farklıdır. Tenkis davası açma hakları belirli sürelerle sınırlandırılmıştır.
Saklı payı ihlal edilen mirasçı;
-
Tasarrufu ve hak ihlalini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl,
-
Her hâlükârda belirli kanuni süreler içerisinde,
tenkis davası açmak zorundadır.
Bu nedenle denkleştirme istemi miras paylaşımı aşamasında ileri sürülebilirken, tenkis davasına ilişkin sürelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Zamanaşımının Davaya Etkisi
Mirasta denkleştirme davalarında zamanaşımı itirazı davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Özellikle paylaşımın yıllar önce tamamlandığı durumlarda denkleştirme isteğinin süresinde ileri sürülüp sürülmediği dikkatle incelenmelidir.
Bu nedenle denkleştirme talebinde bulunan mirasçıların dava açmadan önce somut olayın zamanaşımı bakımından değerlendirilmesini sağlamaları önemlidir.
Mirasta Denkleştirme Davasında Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar
Mirasta denkleştirme davalarında uyuşmazlıkların büyük bölümü kazandırmanın niteliği ve miras bırakanın iradesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Özellikle aile içinde yapılan ekonomik yardımların bağış mı yoksa miras payına mahsuben yapılan bir kazandırma mı olduğu konusunda ciddi anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.
Taşınmaz Devirleri
En sık rastlanan uyuşmazlıklardan biri miras bırakan tarafından çocuklardan birine taşınmaz devredilmesidir.
Bir taşınmaz devrinin;
-
Bağış niteliğinde mi olduğu,
-
Miras payına mahsuben mi yapıldığı,
-
Mirasta denkleştirmeye tabi olup olmadığı,
mahkeme tarafından ayrıntılı şekilde araştırılır.
Para Transferleri ve Banka Hesapları
Banka hesaplarından yapılan para transferleri de mirasta denkleştirme talebi bakımından sıklıkla dava konusu olmaktadır.
Özellikle yüksek tutarlı para gönderimleri bakımından;
-
Hibe amacı bulunup bulunmadığı,
-
Borç ilişkisi olup olmadığı,
-
Miras payına mahsuben verilip verilmediği,
incelenmektedir.
İş Kurma ve Sermaye Desteği
Altsoya yapılan kuruluş sermayesi yardımları da denkleştirme taleplerinde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Bir çocuğa iş kurması amacıyla verilen sermaye desteği, şartların oluşması halinde yasal denkleştirme kapsamında değerlendirilebilir.
Eğitim ve Düğün Masrafları
Her eğitim gideri veya düğün masrafı otomatik olarak denkleştirmeye tabi değildir.
Mahkemeler;
-
Harcamanın olağan sınırlar içerisinde olup olmadığını,
-
Ailenin ekonomik durumunu,
-
Kazandırmanın kapsamını,
ayrıca değerlendirmektedir.
Bu nedenle her somut olay kendi özelliklerine göre incelenmelidir.
Denkleştirme ve Tenkis Davaları Arasındaki Temel Farklar
Denkleştirme ile tenkis arasındaki farkların doğru anlaşılması, miras davalarının sağlıklı yürütülebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Her iki dava da miras hukukundan kaynaklanmakla birlikte amaçları, tarafları ve sonuçları farklıdır.
Amaç Bakımından Fark
Mirasta denkleştirmenin amacı, yasal mirasçılar arasında paylaşım dengesini sağlamaktır.
Tenkis davasının amacı ise mirasçıların saklı pay haklarını korumaktır.
Bu nedenle denkleştirme yoluyla eşitlik sağlanırken, tenkis hükümleri ile saklı pay ihlalleri giderilmektedir.
Taraflar Bakımından Fark
Mirasta denkleştirme sadece yasal mirasçılar arasında uygulanır.
Ancak tenkis hükümlerine tabi kazandırmalar bakımından üçüncü kişiler de davalı olabilir.
Bu yönüyle tenkis davasının kapsamı daha geniştir.
Kazandırmalar Bakımından Fark
Mirasta denkleştirmeye tabi işlemler kural olarak sağlararası karşılıksız kazandırmalardır.
Tenkis hükümlerine tabi işlemler ise;
-
Ölüme bağlı tasarruflar,
-
Bazı sağlararası bağışlar,
-
Saklı payı ihlal eden kazandırmalar,
olabilmektedir.
Sonuç Bakımından Fark
Denkleştirme davasında amaç kazandırmanın paylaşım hesabına dahil edilmesidir.
Tenkis davasında ise miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan bölümün azaltılması söz konusudur.
Bu nedenle her denkleştirme davasına konu olay tenkis sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde her tenkis talebi de bir denkleştirme talebi anlamına gelmez.
Mirasta Denkleştirme ve Tenkis Davalarında Yargıtay Kararları
Yargıtay kararları, mirasta denkleştirme davası hakkında uygulamaya yön veren en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.
Yerleşik içtihatlara göre;
-
Denkleştirme sadece yasal mirasçılara karşı ileri sürülebilir.
-
Altsoya yapılan kazandırmalar kural olarak denkleştirmeye tabidir.
-
Denkleştirme davasını açan tarafın ispat yükü kazandırmanın niteliğine göre değişebilir.
-
İade terekeye yapılır.
-
Kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre hesaplama yapılır.
Yargıtay ayrıca denkleştirme istemi mirasın paylaşılması tamamlanıncaya kadar ileri sürülebileceğini kabul etmektedir.
Kendiliğinden Tenkis Davasına Dönüşmez
Yargıtay kararlarında özellikle vurgulanan hususlardan biri de şudur:
Mirasta denkleştirme davası açılmış olması, davanın kendiliğinden tenkis davasına dönüşeceği anlamına gelmez.
Terditli talep veya usulüne uygun bir talep bulunmadığı sürece mahkeme denkleştirme davasını kendiliğinden tenkis davasına çeviremez.
Bu ilke uygulamada büyük önem taşımaktadır.
Tenkis Davasında Saklı Pay Nasıl Korunur?
Tenkis davasının temel amacı mirasçıların saklı pay haklarını korumaktır.
Kanun koyucu belirli mirasçılar için koruma alanı oluşturmuş ve miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü belirli ölçülerde sınırlandırmıştır.
Saklı Payın İhlali Nasıl Oluşur?
Miras bırakan tarafından yapılan kazandırmalar;
-
Vasiyetname,
-
Miras sözleşmesi,
-
Bağışlama,
-
Mal devri,
şeklinde ortaya çıkabilir.
Bu işlemler sonucunda mirasçıların saklı pay hakları ihlal edilmişse kısım için tenkis gündeme gelir.
Tenkis Hesabı Nasıl Yapılır?
Mahkeme öncelikle terekenin değerini belirler.
Daha sonra;
-
Saklı pay oranları,
-
Tasarruf edebileceği kısım,
-
Yapılan kazandırmalar,
hesaplanır.
Saklı payı aşan bölüm tespit edilirse ancak tenkis uygulanır.
Dolayısıyla her bağış veya her mal devri otomatik olarak tenkis sonucunu doğurmaz. Öncelikle saklı pay ihlalinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
İade, Tenkis ve Denkleştirme Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme
İade, tenkis ve mirasta denkleştirme davalarında görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.
Yetki ve görev kurallarının yanlış değerlendirilmesi davanın uzamasına neden olabilir.
Yetkili Mahkeme
Türk Medeni Kanunu uyarınca miras davalarında genel olarak miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Bu yetki kuralı birçok durumda kesin yetki niteliğindedir.
Görevli Mahkeme
Mirasta denkleştirme davası, tenkis davası ve mirasa iade davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Mahkeme, öncelikle kazandırmanın hukuki niteliğini belirleyerek davanın denkleştirme mi yoksa tenkis davasına mı ilişkin olduğunu değerlendirir.
Bu nedenle dava dilekçesinin doğru hazırlanması ve hukuki nitelendirmenin doğru yapılması son derece önemlidir.
Miras Uyuşmazlıklarında Hukuki Sürecin Doğru Yönetilmesi Neden Önemlidir?
Miras davaları, aile ilişkileri ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle hem hukuki hem de duygusal açıdan hassas süreçlerdir. Özellikle mirasta denkleştirme talebi, tenkis talepleri ve mirasa iade davaları çoğu zaman yüksek ekonomik değerler içermektedir.
Yanlış açılan bir dava, eksik delil sunulması veya hatalı hukuki değerlendirmeler hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle denkleştirme davası açmak, tenkis davası açmak veya mirasta denkleştirme talebinde bulunmak isteyen kişilerin süreci profesyonel şekilde yönetmeleri önem taşır.
Özellikle;
-
Yasal denkleştirme hükümlerinin uygulanması,
-
Denkleştirme yükümlülüğünün belirlenmesi,
-
Mahsuben denkleştirme hesaplarının yapılması,
-
Saklı pay ihlallerinin tespiti,
-
Tenkis hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması,
-
Kazandırmaların denkleştirme kapsamına girip girmediğinin belirlenmesi,
uzmanlık gerektiren konulardır.
Bu nedenle miras hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda sürecin bir Konya avukat veya deneyimli bir miras avukatı tarafından yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesi ve davanın doğru hukuki zeminde ilerletilmesi bakımından önemli avantaj sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mirasta denkleştirme davası nedir?
Mirasta denkleştirme davası, miras bırakanın sağlığında bazı yasal mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmaların miras paylaşımı sırasında hesaba katılmasını sağlayan dava türüdür.
Mirasta iade ile mirasta denkleştirme aynı şey midir?
Evet. Eski uygulamada "mirasta iade" olarak adlandırılan kurum, günümüzde Türk Medeni Kanunu'nda "mirasta denkleştirme" olarak düzenlenmektedir.
Hangi kazandırmalar denkleştirmeye tabidir?
Çeyiz, kuruluş sermayesi, taşınmaz devri, karşılıksız para transferleri ve borçtan kurtarma gibi kazandırmalar şartların oluşması halinde denkleştirmeye tabi olabilir.
Altsoya yapılan kazandırmalar her zaman denkleştirmeye tabi midir?
Kural olarak altsoya yapılan kazandırmalar denkleştirmeye tabidir. Ancak miras bırakanın açıkça aksini belirtmesi halinde denkleştirme dışında bırakılabilir.
Mirasta denkleştirme davası kimlere karşı açılabilir?
Bu dava yalnızca yasal mirasçılara karşı açılabilir. Atanmış mirasçılar ve üçüncü kişiler hakkında doğrudan denkleştirme talebinde bulunulamaz.
Denkleştirme borçlusu kimdir?
Miras bırakan tarafından sağlığında denkleştirmeye tabi bir kazandırma elde eden yasal mirasçı, denkleştirme borçlusu olarak kabul edilir.
Denkleştirme alacaklısı kimdir?
Yapılan kazandırmalar nedeniyle miras payı etkilenen diğer yasal mirasçılar denkleştirme alacaklısı sıfatına sahiptir.
Mirasta denkleştirme davasında zamanaşımı var mıdır?
Miras paylaşımı tamamlanmamışsa denkleştirme talebi zamanaşımına uğramaz. Paylaşım yapılmışsa genel olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
Tenkis davası nedir?
Tenkis davası, mirasçıların saklı paylarını ihlal eden kazandırmaların kanuni sınırlar içerisine çekilmesini sağlayan dava türüdür.
Tenkis davası kimler tarafından açılabilir?
Saklı pay hakkı bulunan mirasçılar, saklı paylarının ihlal edilmesi halinde tenkis davası açabilirler.
Her denkleştirme davası tenkis davasına dönüşür mü?
Hayır. Mirasta denkleştirme davası kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez. Bunun için ayrıca talepte bulunulması gerekir.
Denkleştirme hesaplaması nasıl yapılır?
Hesaplama yapılırken kazandırmanın ilk değeri değil, kazandırmanın denkleştirme anındaki değeri esas alınır.
İade doğrudan davacı mirasçıya mı yapılır?
Hayır. Denkleştirme kapsamında iade doğrudan davacıya değil, terekeye yapılır ve daha sonra paylaşım gerçekleştirilir.
Miras bırakanın sağlığında verdiği para denkleştirmeye tabi olur mu?
Paranın miras payına mahsuben verilmesi ve karşılıksız kazandırma niteliği taşıması halinde denkleştirme kapsamına alınması mümkündür.
Miras davalarında görevli mahkeme hangisidir?
Mirasta denkleştirme, mirasa iade ve tenkis davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise genellikle miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
