Destek Hattı:

0332 235 49 74

  • facebook
  • twitter
  • instagram avukat
  • youtube
Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin boşanma ve boşanmanın hukuki sonuçları konusunda ortak irade göstermeleri halinde açılan boşanma türüdür. Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi kapsamında düzenlenen bu dava, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında anlaşmaları şartıyla açılabilmektedir.

Anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma davalarına göre daha hızlı ilerlemekte ve çoğu durumda tek celsede sonuçlanabilmektedir. Ancak anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için tarafların hazırladığı boşanma protokolünün hâkim tarafından uygun bulunması ve eşlerin boşanma iradelerini duruşmada bizzat açıklamaları gerekmektedir.

Bu yazımızda anlaşmalı boşanmanın şartları, dava süreci, boşanma protokolü, mal paylaşımı, velayet, nafaka ve anlaşmalı boşanma davalarında dikkat edilmesi gereken hususları ele alacağız.

Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin evlilik birliğini sona erdirme konusunda ortak irade göstermeleri ve boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşmaları halinde gerçekleşen bir boşanma türüdür. Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesinde düzenlenen bu yol, çekişmeli boşanma davalarına göre daha hızlı ve daha az yıpratıcıdır.

Bir anlaşmalı boşanma için tarafların boşanma konusunda hemfikir olması, boşanma ve boşanmanın mali sonuçları hakkında anlaşmaya varması ve bu anlaşmayı mahkemeye sunması gerekir. Tarafların anlaşmalı boşanma iradesini hâkim huzurunda bizzat açıklamaları zorunludur. Şartların sağlanması halinde mahkeme anlaşmalı boşanmaya karar verebilir ve çoğu durumda süreç tek celsede boşanma ile sonuçlanır.

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?

Kanun, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için bazı zorunlu şartlar öngörmüştür.

Bunlar:

●Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,

●Tarafların boşanma konusunda anlaşması,

●Tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları hakkında uzlaşması,

●Tarafların anlaşmalı boşanma protokolünü mahkemeye sunması,

●Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi,

●İradelerin serbestçe açıklandığının tespit edilmesi,

●Hâkimin düzenlemeleri uygun bulmasıdır.

Eşler birlikte dava açabileceği gibi bir eş tarafından açılan boşanma davasını diğer eş kabul ederek de anlaşmalı olarak boşanma mümkün olabilir. Ayrıca çekişmeli açılan bir boşanma davasını tarafların sonradan anlaşması halinde anlaşmalı boşanma davasına dönüştürmek de mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Süreci Nasıl İşler?

Anlaşmalı boşanma davalarında süreç genellikle kısa ve pratik şekilde ilerler. Öncelikle tarafların boşanma konusunda anlaşmaları ve bir boşanma protokolü hazırlamaları gerekir. Daha sonra dava dilekçesi ve gerekli belgeler ile aile mahkemesinde dava açılır.

Mahkeme tarafından duruşma günü verildikten sonra taraflar duruşmaya katılarak boşanma iradelerini açıklar. Hâkim, tarafların boşanma iradesinin serbestçe oluştuğunu ve hazırlanan protokolün hukuka uygun olduğunu tespit ederse anlaşmalı boşanma kararı verir.

Kararın verilmesiyle boşanma gerçekleşmiş olmaz. Boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Kesinleşme işlemlerinin tamamlanmasının ardından nüfus kayıtları güncellenir ve evlilik hukuken sona erer.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme

Anlaşmalı boşanma davaları bakımından görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Yetki konusunda ise taraflara daha geniş bir hareket alanı tanınmıştır. Tarafların anlaşmalı boşanma iradesi bulunduğundan, uygulamada eşler çoğu zaman istedikleri yerdeki aile mahkemesinde dava açabilmektedir. Bunun yanında eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin son altı ay birlikte yaşadıkları yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilir.

Bu nedenle bir anlaşmalı boşanma davasına başlanmadan önce yetki ve görev konularının değerlendirilmesi sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından önem taşır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?

Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın sonuçlarına ilişkin mutabakatlarını içeren yazılı bir anlaşmadır. Uygulamada bir anlaşmalı boşanma davasının en önemli belgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların boşanma iradeleri yanında nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, tazminat ve diğer hususlar düzenlenir. Hazırlanan boşanma protokolünü hâkim inceleyerek tarafların ve çocukların menfaatlerine uygun olup olmadığını değerlendirir.

Hâkim gerekli görürse anlaşmalı boşanma protokolüne ilişkin değişiklik önerebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse anlaşmalı boşanmaya karar verilebilir. Ancak anlaşma sağlanamazsa dava çekişmeli boşanma davası olarak devam edebilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünün İçermesi Gereken Hususlar

Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların üzerinde anlaşması zorunlu olan bazı konular bulunmaktadır. Bu hususların eksik bırakılması halinde anlaşmalı boşanma davasından beklenen sonucun alınması mümkün olmayabilir.

Boşanma protokolünde tarafların özellikle şu konuları açık ve net şekilde düzenlemesi gerekir:

●Tarafların boşanma iradesi

●Maddi tazminat

●Manevi tazminat

●Yoksulluk nafakası

●İştirak nafakası

●Velayet

●Çocukla kişisel ilişki kurulması

●Nafakaların ödeme şekli ve zamanı

Bunun yanında tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı, ziynet eşyaları, ev eşyaları ve diğer malvarlığı konularını da düzenlemeleri mümkündür. Ancak bu hususlar anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurları arasında yer almaz.

Özellikle anlaşmalı boşanmada ileride yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmaması için boşanma protokolünde tarafların hak ve yükümlülüklerinin açık, anlaşılır ve tereddüde yer vermeyecek şekilde kaleme alınması büyük önem taşımaktadır. Böylece tarafların anlaşmalı boşanma süreci daha sağlıklı ilerler ve sonradan yeni davalarla karşılaşma ihtimali önemli ölçüde azalır.

 Anlaşmalı Boşanma Davasında Mal Paylaşımı Nasıl Düzenlenir?

Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, mal paylaşımı konusunda anlaşma yapmak zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu'na göre anlaşmalı boşanma davasının şartları arasında mal rejiminin tasfiyesi yer almaz. Bu nedenle taraflar yalnızca boşanma hususunda anlaşarak da boşanabilirler.

Ancak uygulamada eşler, ileride yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla mal paylaşımına ilişkin düzenlemeleri de anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan hükümler arasına eklemeyi tercih etmektedir. Özellikle taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve diğer malvarlığı değerlerinin hangi eşte kalacağının açıkça belirlenmesi önemlidir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin hükümlerin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Aksi halde boşanma sonrasında ayrıca mal paylaşımı davası açılması gündeme gelebilir. Yargıtay uygulamasına göre belirsiz ve genel ifadeler, tarafların mal rejiminden kaynaklanan haklarından vazgeçtiği anlamına gelmeyebilir.

Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Mümkün Müdür?

Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar anlaşmalı boşanma davasını kendi adlarına açabilir ve duruşmaya bizzat katılarak taleplerini mahkemeye sunabilirler.

Bununla birlikte anlaşmalı boşanma davalarında genellikle taraflar avukat desteği almayı tercih etmektedir. Çünkü boşanma protokolünün eksik hazırlanması, nafaka, velayet veya mal paylaşımı konularında hak kayıplarına neden olabilir.

Özellikle anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan hükümler boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tarafları bağlayacağından, hazırlanan metnin hukuki açıdan doğru şekilde oluşturulması önem taşır. Bu nedenle bir boşanma avukatı desteği alınması, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davalarında genellikle süreç çekişmeli boşanma davalarına göre oldukça kısa sürmektedir. Tarafların tüm konularda anlaşmış olması nedeniyle delil toplama, tanık dinleme veya kusur incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmaz.

Mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmekle birlikte, dava açıldıktan sonra birkaç hafta veya birkaç ay içerisinde duruşma günü verilebilmektedir. Tarafların duruşmaya katılması ve gerekli şartların bulunması halinde boşanma kararı aynı duruşmada verilebilir.

Boşanma Kararı Verilmesi ve Kararın Kesinleşmesi

Anlaşmalı boşanma davasında hâkim, tarafların serbest iradeleriyle hareket ettiğine ve sunulan protokolün hukuka uygun olduğuna kanaat getirirse anlaşmalı boşanmayı kabul ederek boşanma kararı verir.

Ancak kararın verilmesi tek başına evliliğin sona erdiği anlamına gelmez. Boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Kesinleşme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte tarafların medeni hali değişir ve nüfus kayıtlarına işlenir.

Taraflar istinaf haklarından feragat ettiklerinde kesinleşme süreci daha hızlı tamamlanabilmektedir. Kesinleşme şerhinin alınmasıyla birlikte boşanma veya ayrılık kararı hukuken sonuç doğurur.

Anlaşmalı Boşanma Davası Genellikle Tek Celsede Sonuçlanır mı?

Anlaşmalı boşanma davalarında genellikle taraflar tüm hususlarda önceden uzlaşmış olduklarından yargılama tek duruşmada tamamlanmaktadır. Bu nedenle uygulamada anlaşmalı boşanmayı tercih eden eşler açısından süreç çoğu zaman tek celsede sonuçlanan bir yargılama şeklinde ilerlemektedir.

Tarafların hazırladığı boşanma protokolünü kabul etmeleri, duruşmada hazır bulunmaları ve hâkimin gerekli şartların oluştuğunu tespit etmesi halinde aynı gün boşanma kararı verilebilir.

Ancak anlaşmalı boşanma davasında hâkim tarafından eksiklik tespit edilmesi veya protokolde değişiklik yapılmasının gerekli görülmesi halinde ek duruşma yapılması da mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Davasının Çekişmeli Boşanma Davasına Dönüşmesi

Her ne kadar taraflar başlangıçta anlaşmalı boşanma amacıyla mahkemeye başvurmuş olsa da bazı durumlarda anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşür.

Özellikle taraflardan birinin boşanma protokolünü kabul etmemesi, duruşmada anlaşmadan vazgeçmesi veya protokoldeki önemli hükümler üzerinde uyuşmazlık çıkması halinde dava çekişmeli boşanma davasına dönüşür.

Yargıtay uygulamalarına göre taraflar anlaşmalı boşanma yönündeki iradelerinden karar kesinleşinceye kadar dönebilirler. Böyle bir durumda anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma olarak görülmeye devam edilir.

Çekişmeli Boşanma Davası ile Anlaşmalı Boşanma Arasındaki Farklar

Çekişmeli boşanma davaları ile anlaşmalı boşanma davaları arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Anlaşmalı boşanmada taraflar boşanma hususunda ve boşanmanın sonuçlarında uzlaşmaktadır. Bu nedenle mahkemenin kusur araştırması yapmasına gerek kalmaz. Anlaşmalı boşanma davasında kusur tespiti yapılmadığı gibi tanık dinlenmesi veya delil incelemesi de söz konusu değildir.

Çekişmeli boşanma davalarında ise taraflar arasında boşanma sebepleri, nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımı gibi konularda uyuşmazlık bulunmaktadır. Bu nedenle yargılama süreci daha uzun sürmekte ve mahkeme tarafından kapsamlı inceleme yapılmaktadır.

Bu yönüyle anlaşmalı boşanma davaları daha hızlı ve daha az yıpratıcı bir çözüm yolu sunmaktadır.

Açılan Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Durumlarda Çekişmeli Boşanma Olarak Devam Eder?

Açılan anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönüşmesine neden olabilecek çeşitli durumlar bulunmaktadır.

Örneğin;

●Taraflardan birinin boşanma iradesinden vazgeçmesi

●Boşanma protokolünü kabul etmemesi

●Hâkimin önerdiği değişikliklerin reddedilmesi

●Velayet veya nafaka konusunda anlaşmanın bozulması

●Tarafların duruşmada farklı beyanda bulunması

●Serbest iradenin bulunmadığının anlaşılması

halinde anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşür.

Bu durumda anlaşmalı boşanma davasında taraflar arasında mevcut olan uzlaşma ortadan kalktığından mahkeme uyuşmazlığı çekişmeli boşanma hükümlerine göre incelemeye devam eder. Deliller toplanır, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilir ve sonucuna göre karar verilir. Böylece başlangıçta anlaşmalı olarak açılan boşanma davasına, çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmesi mümkün hale gelir.

 

E-Bülten Kayıt

Firmamızdan haberder olmak için bültene kayıt olabilirsiniz.