Nafaka Artırım Davası Nedir? Nafakanın Artırılması ve Kaldırılması
Nafaka artırım davası, daha önce mahkeme tarafından belirlenen nafaka miktarının değişen ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle yetersiz kalması hâlinde, nafakanın yeniden belirlenmesi amacıyla açılan davadır. Özellikle hayat pahalılığının artması, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının değişmesi, çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin yükselmesi veya nafaka borçlusunun mali gücünde önemli değişiklikler meydana gelmesi nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesini gündeme getirebilir.
Türk Medeni Kanunu kapsamında şartların değişmesi yalnızca nafakanın artırılması sonucunu doğurmaz. Somut olayın özelliklerine göre nafakanın azaltılması veya kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde nafakanın kaldırılması da talep edilebilir. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken tarafların güncel ekonomik durumlarını, nafakanın türünü, alacaklının ihtiyaçlarını, borçlunun ödeme gücünü ve hakkaniyet ilkesini birlikte dikkate alır.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka artırım davası, daha önce mahkeme kararıyla veya tarafların mahkemece onaylanan anlaşmasıyla belirlenen nafaka miktarının, sonradan değişen ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle yetersiz kalması üzerine artırılması amacıyla açılan davadır. Burada yeni bir nafaka talep edilmesinden değil, mevcut ve devam eden nafaka miktarının güncel koşullara uyarlanmasından söz edilir.
Özellikle yoksulluk nafakası bakımından TMK m.176/4 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçimindeki nafakanın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Çocuk için hükmedilen iştirak nafakasında ise çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi ve tarafların ekonomik koşulları dikkate alınarak nafaka miktarı yeniden belirlenebilir.
Dolayısıyla nafaka artırım davalarında yalnızca enflasyon oranına bakılmaz. Nafaka alacaklısının ihtiyaçları, nafaka borçlusunun ekonomik gücü, önceki nafaka kararından sonra meydana gelen değişiklikler ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.
Nafakanın Artırılması Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?
Nafakanın artırılması için önceki nafaka miktarının güncel şartlar karşısında yetersiz kalmasını haklı gösterecek bir değişikliğin bulunması gerekir. Bu değişiklik yalnızca nafaka alacaklısının gelirinin azalması şeklinde ortaya çıkmak zorunda değildir. Yaşam maliyetlerinin yükselmesi, ihtiyaçların artması veya nafaka yükümlüsünün ekonomik gücünün önemli ölçüde iyileşmesi de nafaka artırımına dayanak oluşturabilir.
Uygulamada nafakanın artırılmasını gerektirebilecek durumlara özellikle şu örnekler verilebilir:
Enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle hükmedilen nafakanın satın alma gücünün önemli ölçüde azalması,
Nafaka alacaklısının kira, barınma, sağlık ve zorunlu yaşam giderlerinin artması,
İştirak nafakasında çocuğun yaşı ilerledikçe eğitim, ulaşım, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının çoğalması,
Nafaka borçlusunun maaşında veya diğer gelirlerinde önemli bir artış meydana gelmesi,
Tarafların önceki nafaka kararının verildiği tarihteki mali durumlarının sonradan önemli ölçüde değişmesi,
Mevcut nafaka miktarının somut olay bakımından hakkaniyete aykırı derecede yetersiz hâle gelmesi.
Mahkeme, bu nedenlerden birinin varlığını otomatik olarak belirli oranda artış yapılmasını gerektiren bir durum olarak değerlendirmez. Artırım miktarı belirlenirken hem nafaka alacaklısının ihtiyaçları hem de nafaka yükümlüsünün ödeme gücü araştırılır.
Nafaka Artırımı Nasıl Yapılır?
Nafaka artırımı, mevcut nafaka kararının koşullara göre yeniden değerlendirilmesinin mahkemeden talep edilmesiyle gerçekleştirilir. Boşanma sonrasında kesinleşmiş ve devam etmekte olan bir nafaka söz konusuysa, kural olarak nafaka artırım davası açmak gerekir. Boşanma davası henüz devam ediyorsa dava süresince hükmedilen tedbir nafakasının değişen koşullar nedeniyle artırılması da aynı dosyada mahkemeden talep edilebilir.
Nafaka davası açılırken mevcut nafaka miktarı, önceki kararın tarihi, o tarihten sonra tarafların ekonomik durumlarında meydana gelen değişiklikler ve artırım ihtiyacını ortaya koyan giderler somutlaştırılmalıdır. Maaş ve gelir kayıtları, SGK kayıtları, banka ve malvarlığı araştırmaları, kira giderleri, eğitim ve sağlık harcamaları ile diğer ekonomik veriler nafaka miktarının yeniden belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Ayrıca nafakanın her yıl yeniden dava açılmaksızın güncellenmesi bakımından farklı bir imkân bulunmaktadır. TMK m.176/5 kapsamında hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hangi miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu nedenle uygun bir yıllık artış mekanizmasının kararda açıkça düzenlenmesi ileride tekrar tekrar nafaka artırım davası açılması ihtiyacını azaltabilir.
Nafaka Artırım Davasının Şartları Nelerdir?
Her düşük görülen nafaka miktarı kendiliğinden artırım sebebi oluşturmaz. Nafaka artırım davalarında esas mesele, önceki nafaka kararından sonra meydana gelen değişikliklerin mevcut nafakanın aynen devam ettirilmesini hakkaniyete aykırı hâle getirip getirmediğidir.
Yoksulluk nafakası yönünden TMK m.176/4, tarafların mali durumlarının değişmesini veya hakkaniyetin artırımı gerektirmesini esas almaktadır. İştirak nafakası bakımından ise çocuğun gelişen ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik güçleri önem taşır. Bu kapsamda nafaka alacaklısı, artırım talebini dayandırdığı olguları mümkün olduğunca somut biçimde ortaya koymalıdır.
Örneğin önceki nafaka kararının üzerinden geçen dönemde nafakanın reel değerinin ciddi şekilde düşmesi tek başına değerlendirilmez; tarafların güncel gelirleri, malvarlıkları, zorunlu giderleri ve yaşam koşullarıyla birlikte ele alınır. Benzer şekilde nafaka yükümlüsünün gelirinin yükselmesi de artırım miktarının sınırsız şekilde belirlenmesi sonucunu doğurmaz. Hâkim, ihtiyaç ile ödeme gücü arasında hakkaniyete uygun bir denge kurarak yeni nafaka miktarını takdir eder.
Nafaka Artırım Talebi Nasıl Yapılır?
Boşanma kararı kesinleştikten sonra mevcut nafakanın artırılması isteniyorsa talep, hazırlanacak dava dilekçesiyle görevli ve yetkili mahkemeye sunulur. Dilekçede yalnızca “nafaka yetersiz kaldı” şeklinde genel bir açıklamayla yetinilmemesi; önceki nafaka kararından bu yana hangi koşulların değiştiğinin ve talep edilen yeni nafaka miktarının neden gerekli olduğunun açıklanması önemlidir.
Davacı; önceki mahkeme kararı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, güncel giderler, varsa çocuğun artan eğitim ve bakım masrafları ile nafaka borçlusunun gelir ve malvarlığı durumuna ilişkin delillere dayanabilir. Gerekli ekonomik ve sosyal durum araştırmalarının yapılması ve ilgili kurumlardan kayıtların getirtilmesi de mahkemeden talep edilebilir.
Nafakanın artırılmasına ilişkin davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK m.177, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesine özel bir yetki tanımaktadır.
Nafakanın Artırılmasını Kimler Talep Edebilir?
Nafakanın artırılmasını talep edebilecek kişinin belirlenmesinde öncelikle hangi nafaka türünün söz konusu olduğuna bakılmalıdır. Bu nedenle “nafaka alacaklısı” kavramı her olayda aynı kişiyi ifade etmez.
Boşanma nedeniyle yoksulluk nafakasına hükmedilmişse, nafaka devam ettiği sürece yoksulluk nafakası alacaklısı eski eş değişen mali koşullar veya hakkaniyet nedeniyle nafaka artırımını talep edebilir.
İştirak nafakasında ise nafaka, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine diğer ebeveynin katılımını sağlamaya yöneliktir. Çocuk ergin oluncaya kadar iştirak nafakasının artırılması, uygulamada çocuk adına velayet hakkını kullanan ebeveyn tarafından talep edilebilir. Çocuğun büyümesiyle birlikte eğitim, sağlık, beslenme, ulaşım ve diğer ihtiyaçlarının artması nafaka miktarının artırılmasında özellikle dikkate alınabilecek hususlardandır.
Yardım nafakasında da koşulları mevcutsa nafaka alacaklısı, değişen ihtiyaçlar ve ekonomik şartlar doğrultusunda miktarın yeniden belirlenmesini isteyebilir.
Sonuç olarak, nafaka artırımına karar verilip verilmeyeceği yalnızca talep edilen rakama bağlı değildir. Mahkeme; mevcut nafakanın hangi amaçla hükmedildiğini, nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçlarını, nafaka borçlusunun ödeme gücünü ve önceki karardan sonra gerçekleşen ekonomik değişiklikleri birlikte değerlendirerek somut olaya uygun bir nafaka miktarı belirler.
İştirak Nafakası Artırım Davası Nasıl Açılır?
İştirak nafakası artırım davası, çocuk için daha önce belirlenen aylık nafakanın değişen ihtiyaçlar ve ekonomik koşullar karşısında yetersiz kalması hâlinde açılır. Çocuğun büyümesiyle eğitim, sağlık, beslenme, ulaşım ve sosyal yaşam giderlerinin artması, nafaka miktarının artırılması bakımından önemli bir gerekçe oluşturabilir.
Dava, ergin olmayan çocuk adına velayet hakkını kullanan ebeveyn tarafından açılabilir. Dilekçede mevcut nafaka miktarının neden yetersiz kaldığı somut giderlerle açıklanmalı; çocuğun güncel ihtiyaçları ile nafaka borçlusunun ödeme gücü ortaya konulmalıdır. Mahkeme, anne ve babanın ekonomik durumlarını da karşılaştırarak çocuğun üstün yararına uygun yeni bir nafaka miktarı belirler.
Yoksulluk Nafakasının Artırılması Mümkün müdür?
Evet. Türk Medeni Kanunu’na göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılabilir ya da azaltılabilir. Dolayısıyla nafaka alacaklısı, koşulların önemli ölçüde değişmesi hâlinde nafaka artırım davası açabilir.
Örneğin hayat pahalılığının artması, nafaka alacaklısının ekonomik koşullarının kötüleşmesi veya nafaka yükümlüsünün gelirinde artış olması değerlendirmeye alınabilir. Bununla birlikte gelirde meydana gelen her değişiklik otomatik olarak nafakanın artırılmasına karar verilmesini gerektirmez. Mahkeme tarafların güncel koşullarını ve hakkaniyeti birlikte değerlendirir.
Nafaka Artırım Davasında Artış Oranı Nasıl Belirlenir?
Nafaka artırım davalarında herkes için geçerli sabit bir artış oranı bulunmamaktadır. Nafaka miktarının belirlenmesinde önceki nafaka kararından sonra ortaya çıkan ekonomik değişiklikler, nafakanın satın alma gücü, alacaklının ihtiyaçları ve nafaka borçlusunun mali durumunun değişip değişmediği dikkate alınır.
Özellikle uzun süredir aynı kalan bir aylık nafaka söz konusuysa, aradan geçen süre ve ekonomik koşullar önem kazanır. Mahkeme yalnızca belirli bir ekonomik endeksi uygulamakla yetinmez; somut olayın bütün özelliklerini değerlendirerek hakkaniyete uygun artış miktarını belirler.
Ayrıca talep hâlinde mahkeme, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hangi miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
Nafaka Artış Oranında Enflasyon ve Ekonomik Koşullar Dikkate Alınır mı?
Evet. Enflasyon, hayat pahalılığı ve paranın satın alma gücündeki değişim, mevcut nafaka miktarının yetersiz kalıp kalmadığının değerlendirilmesinde önemlidir. Özellikle önceki kararın üzerinden uzun süre geçmişse ekonomik değişimler nafakanın reel değerini önemli ölçüde azaltabilir.
Ancak nafaka artış oranı yalnızca TÜFE veya ÜFE verilerine göre matematiksel şekilde belirlenmez. Mahkeme, ekonomik göstergelerin yanında nafaka alacaklısının ve borçlusunun güncel durumunu, ihtiyaçlardaki değişimi ve somut olayın özelliklerini birlikte değerlendirir. Böylece belirlenen nafaka miktarı ile tarafların ekonomik koşulları arasında hakkaniyete uygun bir denge kurulmaya çalışılır.
Nafaka Artırım Davasında Tarafların Gelir Durumu Nasıl Değerlendirilir?
Nafaka artırım talebinin değerlendirilmesinde tarafların yalnızca bordroda görünen maaşları esas alınmaz. Mahkeme gerektiğinde çalışma ve gelir durumu, SGK kayıtları, taşınır ve taşınmaz malvarlığı, kira gelirleri, banka kayıtları ve yaşam standardını ortaya koyabilecek diğer ekonomik verileri araştırabilir.
Özellikle nafaka yükümlüsü davalının gelir durumu ile mevcut nafaka yükümlülüğünü karşılama kapasitesi önemlidir. Bunun karşısında nafaka talep eden kişinin güncel ihtiyaçları ve ekonomik kaynakları da değerlendirilir.
İştirak nafakasında ise inceleme yalnızca anne ve babanın gelirleriyle sınırlı değildir. Çocuğun yaşı, eğitimi, sağlık durumu ve güncel giderleri de nafaka miktarının belirlenmesi bakımından doğrudan önem taşır.
Nafaka Artırım Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Nafaka artırım davasının açılabilmesi ve artırım talebinin kabulü bakımından, önceki karardan sonra meydana gelen ekonomik ve sosyal değişikliklerin somutlaştırılması önemlidir. Bu kapsamda önceki nafaka kararı, maaş bordroları, SGK kayıtları, banka ve tapu kayıtları, kira sözleşmeleri, faturalar, eğitim ve sağlık giderlerine ilişkin belgeler ile diğer mali kayıtlar delil olarak kullanılabilir.
Çocuk için nafaka artırım davası açılabilirken okul ücretleri, servis giderleri, kurs ve eğitim masrafları, sağlık harcamaları ve yaşa bağlı artan ihtiyaçları gösteren belgeler özellikle önem taşıyabilir. Mahkeme ayrıca tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasını ilgili kurumlardan isteyebilir.
Sonuç olarak deliller, bir taraftan nafaka alacağının güncel ihtiyaçlar karşısında yetersiz kaldığını, diğer taraftan nafaka borçlusunun ödeme gücünü ortaya koymaya elverişli olmalıdır. Mahkeme tüm delilleri birlikte değerlendirerek artırım talebinin haklı olup olmadığına ve yeni nafaka miktarına karar verir.
Nafakanın Kaldırılması Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?
Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka, nafakanın türüne ve sonradan ortaya çıkan koşullara bağlı olarak kendiliğinden sona erebilir veya mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Özellikle yoksulluk nafakasında, nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi gibi TMK m.176’da öngörülen hâllerde nafaka borçlusu mahkemeden nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.
Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılması gündeme gelir.
İştirak nafakası ise kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitimi devam ediyorsa şartlarına göre eğitim süresince anne ve babanın bakım yükümlülüğü devam edebilir; bu durumda talebin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Nafaka Artırım Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Nafaka artırım davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında TMK m.177 uyarınca yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Böylece nafaka alacaklısı, şartların değişmesi hâlinde nafaka miktarının yeniden belirlenmesi için kendi yerleşim yerindeki görevli mahkemede nafaka artırım davasını açabilir.
Boşanma veya ayrılık davası devam ederken hükmedilen tedbir nafakası bakımından ise ayrıca yeni bir artırım davası açılması yerine, değişen koşullar ileri sürülerek görülmekte olan dava içerisinde nafakanın yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.
Nafaka Davalarında Yargılama Süreci Nasıl İşler?
Nafaka artırım davası, artırım gerekçelerinin ve talep edilen yeni nafaka miktarının açıklandığı dava dilekçesiyle başlar. Davalı nafaka borçlusu dilekçeye karşı savunmalarını ve delillerini sunabilir. Ardından tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile artırım talebinde bulunulmasına neden olan değişiklikler araştırılır.
Mahkeme; gelir ve SGK kayıtları, malvarlığı bilgileri, ekonomik-sosyal durum araştırması ve sunulan gider belgeleri gibi delilleri inceleyebilir. İştirak nafakası söz konusuysa çocuğun güncel eğitim, sağlık, barınma ve diğer ihtiyaçları da nafaka belirlenirken dikkate alınır.
Yargılama sonucunda hâkim, koşulların değiştiği ve mevcut nafakanın yetersiz kaldığı kanaatine ulaşırsa nafakanın artırılmasına karar verebilir. Şartları oluşmamışsa artırım talebini reddedebilir. Nafakanın artırılması yanında somut koşullara göre iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilmesi de mümkündür.
Nafaka Artırım Davası Ne Kadar Sürer?
Nafaka artırım davalarının sonuçlanma süresi için kanunda sabit bir ay veya yıl öngörülmemiştir. Süre; mahkemenin iş yoğunluğu, tebligatların tamamlanması, tarafların ekonomik durumlarının araştırılması, delillerin toplanması ve duruşma sayısı gibi unsurlara göre değişir.
Özellikle nafaka borçlusunun gerçek gelirinin araştırılması, banka veya malvarlığı kayıtlarının getirtilmesi ve tarafların ekonomik durumları konusunda ayrıntılı inceleme yapılması gereken dosyalarda yargılama uzayabilir. İlk derece kararına karşı kanun yoluna başvurulması hâlinde de kesinleşme süreci ayrıca devam eder.
Bu nedenle nafaka artırım davası ne kadar sürer? sorusuna her dosya için geçerli kesin bir süre vermek doğru değildir. Davanın usulüne uygun hazırlanması, artırım gerekçelerinin somutlaştırılması ve gerekli delillerin zamanında sunulması sürecin gereksiz yere uzamasının önlenmesi açısından önemlidir.
