Evlilikte Mal Rejimleri Nelerdir? Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Mal Rejimi Nedir?
Evlilikte mal rejimleri, eşlerin evlilik süresince sahip oldukları ve edindikleri malvarlığı değerlerinin hukuki durumunu ve mal rejiminin sona ermesi halinde tasfiyenin hangi esaslara göre yapılacağını belirleyen sistemlerdir. Türk Medeni Kanunu’nda edinilmiş mallara katılma rejimi, mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve mal ortaklığı rejimi olmak üzere dört temel mal rejimi düzenlenmiştir. Eşler kanunda öngörülen sınırlar içerisinde istedikleri mal rejimini seçebilmekle birlikte, farklı bir seçim yapılmadığında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Edinilmiş mallara katılma rejimi, özellikle boşanma sonrasında gerçekleştirilecek mal rejimi tasfiyesi bakımından önem taşır. Bu rejimde eşlerin malları temel olarak edinilmiş mal ve kişisel mal şeklinde iki gruba ayrılır. Evlilik süresince çalışma karşılığında elde edilen kazançlar ve kanunda edinilmiş mal olarak kabul edilen diğer değerler tasfiye hesabında dikkate alınırken; evlilik öncesinde sahip olunan, miras kalan veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen bazı malvarlığı değerleri kural olarak kişisel mal niteliğindedir.
Ancak evlilikte mal paylaşımı, her malın doğrudan eşler arasında yarı yarıya bölünmesi anlamına gelmez. Uygulanacak tasfiye yöntemi, eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğuna ve malın ne zaman ve ne şekilde edinildiğine göre değişir. Bu yazımızda mal rejimi nedir, evlilikte mal rejimleri nelerdir, edinilmiş mallara katılma rejiminde hangi mallar paylaşılır, kişisel mallar nelerdir, mal ayrılığı ve mal ortaklığı nasıl uygulanır ve boşanma halinde mal rejiminin tasfiyesi nasıl yapılır sorularını Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde ele alacağız.
Mal Rejimi Nedir?
Mal rejimi, eşlerin evlilik süresince sahip oldukları ve edindikleri malvarlığı değerlerinin yönetimini, bu mallardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarruf esaslarını ve mal rejimi sona erdiğinde tasfiyenin nasıl gerçekleştirileceğini düzenleyen hukuki kurallar bütünüdür. Başka bir ifadeyle mal rejimi, evlilikte malların hukuki durumunu ve evliliğin sona ermesi hâlinde ortaya çıkabilecek malvarlığı haklarını belirler.
Türk Medeni Kanunu, eşlere kanunda öngörülen sınırlar içerisinde istedikleri mal rejimini seçme imkânı tanımaktadır. Eşlerin geçerli şekilde başka bir mal rejimini seçmemeleri hâlinde ise kanunen belirlenen yasal mal rejimi uygulanır.
Mal rejiminin özellikle boşanma veya eşlerden birinin ölümü hâlinde önemi ortaya çıkar. Bununla birlikte mal rejimi yalnızca boşanma sonrasındaki mal paylaşımı ile ilgili değildir. Evlilik devam ederken malların yönetimi, eşlerin kendi borçlarından sorumluluğu ve bazı mallar üzerindeki tasarruf yetkileri de tabi olunan mal rejimine göre değerlendirilir.
Bu nedenle eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğunun belirlenmesi, boşanma hâlinde hangi malvarlığı değerlerinin tasfiyeye konu olacağının tespitinde ilk aşamayı oluşturur.
Evlilikte Mal Rejimleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu'nda eşler arasındaki mal rejimleri TMK m. 202 ve devamında düzenlenmiştir. Kanuni sistem içerisinde evlilikte mal rejimleri temel olarak şunlardır:
Edinilmiş mallara katılma rejimi
Mal ayrılığı rejimi
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi
Mal ortaklığı rejimi
Bunlardan edinilmiş mallara katılma rejimi, yasal mal rejimidir. Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı ise eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle tercih edebilecekleri seçimlik mal rejimleridir.
Dolayısıyla evlenen kişilerin mutlaka ayrıca bir sözleşme yaparak mal rejimi belirlemeleri gerekmez. Geçerli şekilde farklı bir seçim yapılmadığı takdirde yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Eşler kanunda düzenlenen mal rejimlerinden birini seçebilirler. Ancak tamamen kendilerine özgü, Türk Medeni Kanunu'nda karşılığı bulunmayan yeni bir mal rejimi meydana getiremezler. Kanunun izin verdiği bazı konularda sözleşmeyle farklı düzenlemeler yapılabilmesi ise mümkündür.
Mal Rejimi Türleri Nelerdir?
Mal rejimi türleri, uygulanma biçimleri bakımından yasal mal rejimi, seçimlik mal rejimleri ve belirli şartlarda gündeme gelen olağanüstü mal rejimi çerçevesinde incelenebilir.
Yasal mal rejimi, eşlerin başka bir rejim seçmedikleri durumda kanun gereği uygulanan edinilmiş mallara katılma rejimidir.
Seçimlik mal rejimleri ise mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve mal ortaklığı rejimidir. Eşler bu rejimlerden bir mal rejimini kanunun öngördüğü usule uygun şekilde seçebilirler.
Bunların yanında Türk Medeni Kanunu'nda olağanüstü mal rejimi olarak mal ayrılığına geçiş de düzenlenmiştir. Haklı bir sebebin bulunması hâlinde eşlerden birinin talebi üzerine hâkim, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Diğer eşin malvarlığının borca batık olması, talepte bulunan eşin veya ortaklığın menfaatlerinin tehlikeye düşürülmesi ve malvarlığı hakkında bilgi vermekten kaçınılması gibi durumlar bu kapsamda gündeme gelebilir.
Mal rejimlerinin hukuki sonuçları birbirinden farklıdır. Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı değerlendirilirken yalnızca malın kimin adına kayıtlı olduğuna bakılması yeterli değildir; öncelikle eşlerin hangi dönemde hangi mal rejimine tabi oldukları belirlenmelidir.
Yasal Mal Rejimi Olan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?
Türk hukukunda yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 202. maddesine göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler ancak mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini seçebilirler.
Bu nedenle 1 Ocak 2002'den itibaren eşler farklı bir seçim yapmadıkları sürece mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olurlar.
Ancak 1 Ocak 2002'den önce kurulan evlilikler açısından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir. Önceki Medeni Kanun döneminde yasal rejim mal ayrılığıydı. Bu nedenle 1 Ocak 2002'den önce evlenmiş ve evliliği bu tarihten sonra da devam etmiş eşler bakımından, aksi yönde geçerli bir seçim bulunmuyorsa, 1 Ocak 2002'ye kadar mal ayrılığı; bu tarihten sonraki dönem için ise edinilmiş mallara katılma rejimi esas alınır.
Bu tarih ayrımı, özellikle uzun süreli evliliklerde boşanma sonrası mal rejiminin tasfiyesi bakımından önem taşır. Aynı evlilik içerisindeki farklı dönemlerde edinilen malların farklı hukuki esaslara göre değerlendirilmesi gerekebilir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?
Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin malvarlıklarını temel olarak edinilmiş mallar ve kişisel mallar olmak üzere iki ayrı mal grubuna ayıran yasal mal rejimidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesine göre edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir. Çalışmanın karşılığı olan kazançlar, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı bazı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu kapsamda değerlendirilir.
Rejimin önemli özelliklerinden biri, evlilik sırasında edinilmiş bir malın doğrudan eşlerin yarı yarıya ortak mülkiyetine dönüşmemesidir. Evlilik devam ederken her eş, kanuni sınırlamalar saklı olmak üzere kendi kişisel ve edinilmiş mallarını yönetebilir, bunlardan yararlanabilir ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunabilir. Mal rejiminin sona ermesinden sonra ise tasfiye hükümleri uygulanarak eşlerin alacak hakları belirlenir.
Bu nedenle edinilmiş mallara katılma rejimindeki mal paylaşımı, “evlilikte alınan her malın tapusunun yarısının diğer eşe geçmesi” şeklinde anlaşılmamalıdır.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Hangi Mallar Paylaşılır?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde esas olarak mal rejiminin devamı süresince karşılığı verilerek elde edilen edinilmiş mallar tasfiye hesabında dikkate alınır.
Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesine göre edinilmiş mallar özellikle şunlardır:
Eşlerin çalışmalarının karşılığı olan maaş, ücret ve benzeri edinimler,
Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının yaptığı ödemeler,
Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
Kişisel malların gelirleri,
Edinilmiş malların yerine geçen malvarlığı değerleri.
Örneğin eşlerden birinin evlilik öncesinden sahip olduğu bir taşınmaz kural olarak kişisel mal niteliğindedir. Buna karşılık edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malın geliri kural olarak edinilmiş maldır. Bu nedenle söz konusu taşınmazdan evlilik sırasında elde edilen kira gelirlerinin hukuki niteliği, taşınmazın kendisinden farklı olabilir. Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dâhil olmayacağını kararlaştırabilmeleri de mümkündür.
Ayrıca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Dolayısıyla belirli bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren eş açısından malın kaynağının ispatlanması önem taşır.
Tasfiye ise her bir malın fiziksel olarak ikiye bölünmesi şeklinde gerçekleştirilmez. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde malların ve borçların niteliği belirlenir; gerektiğinde değer artış payı ve eklenecek değerler gibi kalemler hesaba katılarak artık değer üzerinden katılma alacağı tespit edilir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Kişisel Mallar Nelerdir?
Kişisel mal, edinilmiş mallara katılma rejiminde kural olarak katılma alacağının hesaplanmasına esas olan edinilmiş mal grubunun dışında kalan malvarlığı değerlerini ifade eder.
Türk Medeni Kanunu'nun 220. maddesine göre kanun gereğince kişisel mallar şunlardır:
Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar,
Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri,
Eşlerden birinin sonradan miras yoluyla elde ettiği mallar,
Bağış gibi karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri,
Manevi tazminat alacakları,
Kişisel malların yerine geçen değerler.
Örneğin evlenmeden önce satın alınmış bir ev, evlilik sırasında miras kalan taşınmaz veya bir eşe bağışlanan belirli bir mal kural olarak o eşin kişisel malıdır.
Ancak bir malın kişisel mal olması ile o maldan elde edilen gelirin kişisel mal olması aynı şey değildir. Kural olarak kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır. Örneğin miras kalan ev kişisel mal niteliğinde olsa da bu evden mal rejimi süresince elde edilen kira gelirleri kural olarak edinilmiş maldır.
Ayrıca eşler mal rejimi sözleşmesiyle, kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde bazı değerlerin kişisel mal sayılmasını veya kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dâhil olmamasını kararlaştırabilirler.
Mal Ayrılığı Rejimi Nedir?
Mal ayrılığı rejimi, eşlerden her birinin kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını koruduğu seçimlik mal rejimidir. Türk Medeni Kanunu'nun 242. maddesinde düzenlenen bu rejimde eşlerin malvarlıkları kural olarak birbirinden bağımsızdır.
Mal ayrılığı rejiminde belirli bir malın kendisine ait olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
Mal ayrılığı rejiminde edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi artık değer üzerinden katılma alacağı sistemi uygulanmaz. Bununla birlikte bu durum, eşlerin hiçbir koşulda birbirlerinden malvarlığına ilişkin talepte bulunamayacakları anlamına gelmez. Bir eşin diğer eşin malının edinilmesine, korunmasına veya değer kazanmasına yaptığı katkı, mülkiyet ilişkisi ya da başka bir hukuki sebep somut olayda ayrıca talep hakkı doğurabilir.
Mal ayrılığı rejimi eşler tarafından mal rejimi sözleşmesiyle seçilebilir. Ayrıca kanunda belirtilen haklı sebeplerin bulunması hâlinde hâkim kararıyla mal ayrılığı rejimine geçilmesi de mümkündür.
1 Ocak 2002 öncesindeki dönem bakımından ise ayrı bir önemi vardır. Önceki Medeni Kanun döneminde yasal mal rejimi mal ayrılığı olduğundan, bu tarihten önce kurulmuş evliliklerde ilgili döneme ilişkin mal paylaşımı değerlendirilirken mal ayrılığı hükümleri dikkate alınabilir.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi Nedir?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, eşlerin evlilik süresince kendi malvarlıkları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkilerini korudukları; ancak rejim sona erdiğinde belirli malvarlığı değerlerinin paylaşılmasını öngören seçimlik bir mal rejimidir.
Bu yönüyle paylaşmalı mal ayrılığı, klasik mal ayrılığı rejiminden ayrılır. Evlilik devam ederken eşlerin malvarlıklarının bağımsızlığı esas olmakla birlikte, rejim sona erdiğinde özellikle ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler bakımından paylaşma gündeme gelebilir.
Buna karşılık manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ve sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla karşılıksız olarak edinilen mallar, kanundaki düzenleme çerçevesinde paylaşma dışında tutulur.
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde ayrıca eşlerden biri, diğer eşe ait olup paylaşma dışında kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuşsa, rejimin sona ermesi hâlinde katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel talep edebilir.
Dolayısıyla paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, mal ayrılığı rejimiyle aynı değildir. Mal ayrılığında temel yaklaşım malvarlıklarının bağımsızlığı iken, paylaşmalı mal ayrılığında bu bağımsızlık korunmakla birlikte kanunda belirlenen bazı değerler bakımından rejimin sona ermesiyle paylaşım mekanizması devreye girer.
Mal Ortaklığı Rejimi Nedir?
Mal ortaklığı rejimi, eşlerin kanunda belirlenen sınırlar içerisinde bazı malvarlığı değerlerinin ortaklık mallarını oluşturduğu seçimlik mal rejimidir. Bu rejimde eşlerin malvarlığı, temel olarak ortaklık malları ve eşlerin kişisel malları şeklinde ayrılır. Mal ortaklığı rejiminin uygulanabilmesi için eşlerin geçerli bir mal rejimi sözleşmesi yaparak bu rejimi seçmeleri gerekir.
Mal ortaklığı rejiminde kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki mallar, seçilen ortaklık türünün kapsamına göre ortaklık malları içerisinde yer alabilir. Ortaklık malları üzerinde eşlerden hiçbiri tek başına belirli bir pay üzerinde tasarruf hakkına sahip değildir. Eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar.
Türk Medeni Kanunu, mal ortaklığının farklı kapsamlarla kurulabilmesine imkân tanır. Genel mal ortaklığında, eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ve gelirleri ortaklık mallarını oluşturur. Bunun yanında eşler mal rejimi sözleşmesiyle sınırlı mal ortaklığı kabul ederek ortaklığın kapsamını belirli mal veya mal türleriyle sınırlandırabilirler.
Mal ortaklığı rejiminde kişisel mallar ise kanundan, mal rejimi sözleşmesinden veya üçüncü kişinin karşılıksız kazandırmasından doğabilir. Her eş, kanuni sınırlar içerisinde kendi kişisel mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkını korur.
Bu nedenle mal ortaklığı, edinilmiş mallara katılma veya mal ayrılığı rejimiyle karıştırılmamalıdır. Her rejimde malların hukuki niteliği, yönetimi ve mal rejiminin sona ermesi halinde uygulanacak tasfiye kuralları farklıdır.
Seçimlik Mal Rejimleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu'na göre eşler arasında yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler başka bir mal rejimini seçmedikleri takdirde kanun gereğince bu rejime tabi olurlar.
Yasal rejim dışında eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle seçebilecekleri üç seçimlik mal rejimi bulunmaktadır:
Mal ayrılığı rejimi
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi
Mal ortaklığı rejimi
Dolayısıyla eşler mal rejimlerini tamamen serbest biçimde oluşturamazlar. Kanunda düzenlenmeyen karma veya kendilerine özgü yeni bir mal rejimini kabul etmeleri mümkün değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 203. maddesi uyarınca taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içerisinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.
Seçimlik rejimlerin sonuçları birbirinden önemli ölçüde farklıdır. Örneğin mal ayrılığı rejiminde her eşin kendi malvarlığı üzerindeki bağımsızlığı esas alınırken, paylaşmalı mal ayrılığında rejim sona erdiğinde kanunda belirtilen bazı mallar için paylaşma gündeme gelir. Mal ortaklığında ise ortaklık malları üzerinde eşlerin ortak hak sahipliği söz konusudur.
Bu nedenle eşlerin hangi mal rejimini seçeceklerine karar verirken yalnızca boşanma ihtimalini değil, mevcut malvarlıklarını, ticari faaliyetlerini, borçlarını ve seçilen rejimin evlilik süresince doğuracağı sonuçları da değerlendirmeleri gerekir.
Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir ve Nasıl Yapılır?
Mal rejimi sözleşmesi, evlenecek kişilerin veya eşlerin kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde uygulanacak mal rejimini seçmelerine, mevcut rejimi kaldırmalarına veya değiştirmelerine imkân veren aile hukuku sözleşmesidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 203. maddesine göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Dolayısıyla eşlerin evliliğin başlangıcında farklı bir rejim seçmemiş olması, daha sonra mal rejimi sözleşmesi yapmasına engel değildir.
Sözleşme kural olarak noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Bunun yanında evlenecek kişiler, evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler.
Mal rejimi sözleşmesinin yapılabilmesi için tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Küçükler ve kısıtlılar bakımından yasal temsilcinin rızası aranır. Sözleşmenin taraflar ve gerektiğinde yasal temsilcileri tarafından imzalanması gerekir.
Mal rejimi sözleşmesiyle eşler kanunda düzenlenen rejimlerden birini tercih edebilirler. Bunun yanında kanunun açıkça izin verdiği bazı konularda seçilen rejimin içeriğine ilişkin düzenlemeler de yapılabilir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminde bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti nedeniyle doğan bazı değerlerin kişisel mal sayılması ya da kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmaması kararlaştırılabilir.
Eşler Arasındaki Mal Rejimi Sonradan Değiştirilebilir mi?
Evet. Eşler arasındaki mal rejimi sonradan değiştirilebilir. Tarafların evlilik başlangıcında belirli bir rejime tabi olması, evlilik boyunca aynı rejimin devam etmesinin zorunlu olduğu anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu'nun 203. maddesi, eşlerin kanuni sınırlar içerisinde istedikleri mal rejimini seçmelerine, kaldırmalarına veya değiştirmelerine açıkça imkân tanımaktadır. Bu nedenle eşler mal rejimini seçtikten sonra karşılıklı anlaşarak farklı bir mal rejimine geçebilirler.
Örneğin yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi eşler, daha sonra sözleşme ile mal ayrılığı rejimini kabul edebilir. Mal ayrılığını seçmiş eşlerin de daha sonra kanunda düzenlenen başka bir seçimlik rejime geçmeleri mümkündür.
Ancak rejimin değiştirilmesi, önceki mal rejiminin tasfiyesi bakımından da sonuç doğurur. Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesine göre başka bir mal rejiminin kabul edilmesiyle mevcut mal rejimi sona erer. Yeni rejimin uygulanmaya başlaması, önceki dönemde doğmuş mal rejimi ilişkilerinin kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Bu nedenle özellikle uzun süredir evli olan veya önemli malvarlığı bulunan eşlerin rejim değişikliğinin geçmiş ve gelecek dönem bakımından doğuracağı sonuçları ayrı ayrı değerlendirmeleri önemlidir.
Eşler Hangi Mal Rejimini Seçebilir?
Eşler Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimini sözleşmeyle seçebilirler. Ayrıca farklı bir seçim yapmayarak yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmasına devam edebilirler.
Başka bir ifadeyle Türk hukukunda eşlerin tabi olabileceği temel mal rejimleri şunlardır: edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı.
Tarafların sözleşme özgürlüğü bu rejimler bakımından sınırsız değildir. Eşler kanunda bulunmayan tamamen yeni bir mal rejimi yaratamaz veya farklı rejimlerin hükümlerini diledikleri gibi birleştirerek bağımsız bir karma sistem meydana getiremezler.
Bununla birlikte kanunun açıkça izin verdiği konularda seçilen mal rejimine ilişkin bazı düzenlemeler yapılabilir. Dolayısıyla eşlerin hangi rejimi seçebileceği ile seçilen rejimin içeriğinde hangi değişiklikleri yapabilecekleri birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Olağanüstü Mal Rejimi Nedir?
Olağanüstü mal rejimi, eşler arasındaki mevcut mal rejiminin kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi üzerine mal ayrılığına dönüşmesini ifade eder. Türk Medeni Kanunu sisteminde olağanüstü mal rejimi mal ayrılığıdır.
Normal şartlarda farklı bir rejime geçiş, eşlerin anlaşarak mal rejimi sözleşmesi yapmasıyla gerçekleşir. Ancak bazı durumlarda eşlerden birinin ekonomik menfaatleri veya ortaklığın devamı ciddi şekilde tehlikeye girebilir. Bu durumda diğer eşin rızası bulunmasa dahi mahkemeden mal ayrılığına geçiş talep edilebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 206. maddesine göre haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir.
Olağanüstü mal rejimi bu yönüyle eşlerin birlikte yaptığı mal rejimi sözleşmesinden ayrılır. Burada mal ayrılığı rejiminin kurulmasının temelinde eşlerin ortak iradesi değil, kanunda aranan şartların gerçekleşmesi üzerine verilen mahkeme kararı bulunmaktadır.
Olağanüstü Mal Ayrılığına Geçiş Hangi Durumlarda Mümkündür?
Olağanüstü mal ayrılığına geçiş, haklı bir sebebin bulunması halinde eşlerden birinin talebi üzerine hâkim kararıyla mümkündür. Türk Medeni Kanunu'nun 206. maddesi hangi durumların haklı sebep oluşturabileceğine ilişkin örnekler vermektedir.
Özellikle diğer eşe ait malvarlığının borca batık olması veya ortaklıktaki payının haczedilmesi; diğer eşin istemde bulunan eşin veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesi; ortaklığın malları üzerinde tasarruf işlemi yapılması için gerekli rızayı haklı bir sebep olmaksızın esirgemesi; istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması ya da sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması haklı sebep kapsamında değerlendirilebilir.
Kanundaki örnekler, özellikle eşlerden birinin ekonomik davranışlarının diğer eş açısından ciddi bir risk oluşturduğu durumlarda mal ayrılığına geçişi mümkün kılan bir koruma mekanizması sağlar.
Ancak eşlerden birinin tek taraflı olarak artık mevcut rejimi istememesi tek başına yeterli değildir. Hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilebilmesi için kanunun aradığı anlamda haklı sebebin somut olayda ortaya konulması gerekir.
Mal Rejiminin Sona Ermesi Hangi Hallerde Gerçekleşir?
Mal rejiminin sona ermesi, eşlerin tabi oldukları mal rejiminin artık devam etmemesi ve gerektiğinde tasfiye aşamasına geçilmesi anlamına gelir. Sona erme sebebi ve tarihi, hangi malların tasfiye hesabına dahil edileceğinin belirlenmesi açısından önemlidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesine göre mal rejimi;
eşlerden birinin ölümü,
başka bir mal rejiminin kabul edilmesi,
evliliğin iptaline karar verilmesi,
boşanmaya karar verilmesi,
hâkim tarafından mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi
hallerinde sona erebilir.
Ancak mal rejiminin sona erdiği tarih her durumda aynı değildir. Ölüm halinde ölüm tarihi, başka bir rejimin kabul edilmesinde yeni rejime geçiş tarihi önem taşırken; boşanma, evliliğin iptali veya hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesi durumlarında kanun özel bir düzenleme getirmiştir.
Fiilen ayrı yaşamak ise tek başına mal rejimini sona erdirmez. Eşlerin uzun süredir farklı konutlarda yaşaması, boşanma davası veya kanundaki diğer sona erme sebeplerinden biri bulunmadığı sürece mevcut rejimin kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.
Boşanma Halinde Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Boşanma halinde mal rejimi, boşanma kararının verildiği veya kesinleştiği tarihte değil, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesinde, mahkemece evliliğin boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi halinde mal rejiminin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ereceği açıkça düzenlenmiştir.
Örneğin boşanma davası 1 Haziran 2025 tarihinde açılmış ve karar 2026 yılında kesinleşmişse, boşanmaya karar verilmesi durumunda mal rejiminin sona erme anı bakımından 1 Haziran 2025 tarihi esas alınır.
Bu tarih mal paylaşımına konu olacak değerlerin belirlenmesinde önemlidir. Boşanma davasının açılmasından sonra elde edilen kazançlar kural olarak sona ermiş mal rejiminin edinilmiş mal hesabına dahil edilmez.
Bununla birlikte boşanma davasının reddedilmesi halinde evliliği sona erdiren bir boşanma kararı ortaya çıkmayacağından, reddedilen davanın açılış tarihi mal rejimini sona erdirmez. Aynı şekilde eşlerin yalnızca fiilen ayrı yaşamaya başlaması da mal rejiminin sona ermesi için yeterli değildir.
Mal Rejiminin Sona Ermesinden Sonra Mallar Nasıl Paylaşılır?
Mal rejiminin sona ermesinden sonra malların nasıl paylaşılacağı, eşlerin tabi olduğu mal rejimine göre belirlenir. Bu nedenle her boşanmada malların otomatik olarak yarı yarıya bölündüğü yönündeki yaklaşım hukuken doğru değildir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde öncelikle eşlerin malvarlıkları kişisel mal ve edinilmiş mal olarak ayrılır. Ardından borçlar, değer artış payı, eklenecek değerler ve denkleştirme gibi tasfiye kalemleri değerlendirilerek her eşin artık değeri hesaplanır. Kural olarak diğer eş, bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağına sahip olur.
Buna karşılık mal ayrılığı rejiminde edinilmiş mallara katılma sistemindeki artık değer ve katılma alacağı mekanizması bulunmaz. Her eş kural olarak kendi malvarlığını korur. Ancak paylı mülkiyet, katkı veya başka hukuki sebeplerden doğabilecek talepler ayrıca gündeme gelebilir.
Paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejiminde ise paylaşım, bu rejimlere özgü hükümler çerçevesinde gerçekleştirilir. Dolayısıyla mal rejimi sona erdikten sonra tasfiyeye başlamadan önce eşlerin hangi tarihler arasında hangi rejime tabi olduğunun doğru belirlenmesi gerekir.
Özellikle 1 Ocak 2002'den önce evlenmiş eşlerde tek bir evlilik içerisinde iki farklı rejim dönemi bulunabilir. Bu durumda her dönem, kendisine uygulanması gereken mal rejimi hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Eşler Arasındaki Mal Rejiminin Tasfiyesi Nasıl Yapılır?
Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, öncelikle uygulanacak mal rejiminin ve bu rejimin başlangıç ile sona erme tarihlerinin belirlenmesiyle başlar. Tasfiye yöntemi, eşlerin tabi olduğu mal rejimine göre değişir.
Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada ilk olarak eşlerin tasfiyeye konu malvarlıkları tespit edilir. Ardından hangi değerlerin edinilmiş mal, hangilerinin kişisel mal olduğu belirlenir. Belirli bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren eşin bunu ispatlaması gerekir; bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Sonraki aşamada her eş, diğer eşte bulunan kendi mallarını geri alır. Eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkısı bulunuyorsa şartları dahilinde değer artış payı alacağı hesaplanabilir.
Tasfiyede ayrıca eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı belirli devirler ile kanunda öngörülen bazı karşılıksız kazandırmalar eklenecek değer olarak hesaba dahil edilebilir. Kişisel ve edinilmiş mal kesimleri arasındaki borç ilişkileri için denkleştirme yapılır. Daha sonra edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak artık değer bulunur.
Kural olarak her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Bu hak doğrudan belirli bir evin, aracın veya başka bir mal üzerinde yarı oranında mülkiyet kazanılması anlamına gelmez; kural olarak parasal nitelikte katılma alacağı ortaya çıkar.
Eğer taraflar mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimine tabi ise tasfiye aynı yöntemle yapılmaz. Her mal rejiminin sona ermesi halinde kendi hükümleri uygulanır. Bu nedenle sağlıklı bir mal rejimi tasfiyesinde önce rejim ve dönemler, ardından malların hukuki niteliği ve son olarak her rejime özgü alacak ve paylaşım esasları belirlenmelidir.
