Evliliğin İptali Davası ve Şartları
Evliliğin iptali davası, kanunda öngörülen geçersizlik sebeplerinin bulunması hâlinde evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu’nda evliliğin geçersizliğine yol açan hâller mutlak butlan ve nispi butlan sebepleri olarak düzenlenmiştir. Evliliğin iptali davası ile boşanma davası birbirinden farklı olup; boşanmada hukuken geçerli bir evliliğin sona erdirilmesi, evliliğin iptalinde ise evlenme sırasında mevcut olan geçersizlik sebeplerine dayanılması söz konusudur.
Evliliğin iptali davasının kim tarafından açılabileceği, dava açma süresi ve şartları, dayanılan butlan sebebine göre değişiklik göstermektedir. Eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli olması gibi durumlar mutlak butlan sebebi oluştururken; yanılma, aldatma veya korkutma gibi hâller belirli şartlarla nispi butlan kapsamında evliliğin iptalini gündeme getirebilir. Bu yazımızda evliliğin iptali davası ve şartları, evliliğin iptali sebepleri, dava açma süresi ve iptal kararının sonuçları ile evliliğin iptali ile boşanma arasındaki farklar ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Evliliğin İptali Davası Nedir?
Evliliğin iptali davası, kanunda öngörülen geçersizlik sebeplerinden birinin bulunması hâlinde, hukuken kurulmuş olan evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu, evliliğin geçersizliğini mutlak butlan ve nispi butlan olmak üzere iki temel başlık altında düzenlemiştir.
Evliliğin iptali, boşanmadan farklıdır. Boşanma davasında geçerli bir evliliğin sonradan ortaya çıkan boşanma sebepleri nedeniyle sona erdirilmesi söz konusu iken, evliliğin iptali davasında evlenme sırasında mevcut olan bir geçersizlik sebebi esas alınır. Başka bir ifadeyle iptal davası, evlilik birliğinin devamı sırasında ortaya çıkan olaylardan ziyade evlenmenin kuruluşundaki hukuki sakatlığa dayanır.
Bir evliliğin kanunda belirtilen butlan sebeplerinden birini taşıması, kural olarak evliliği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Evliliğin iptaline karar verilmesi için yetkili kişiler tarafından dava açılması ve mahkemenin evlenmenin iptaline karar vermesi gerekir.
Evliliğin Geçersizliği Ne Demektir?
Evliliğin geçersizliği, evlenmenin kurulması sırasında kanunun aradığı temel şartlardan birinin bulunmaması veya kanunda açıkça iptal sebebi olarak kabul edilen bir durumun mevcut olmasıdır. Ancak evlilik hukukunda geçersizlik, sıradan sözleşmelerdeki geçersizlikten farklı sonuçlar doğurur.
Türk Medeni Kanunu'na göre mutlak butlanla sakat olan bir evlilik dahi hâkim kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Dolayısıyla evliliğin geçersiz olması, evlilik ilişkisinin başından itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı anlamına gelmez. Evliliğin iptaline ilişkin mahkeme kararı kesinleşinceye kadar taraflar hukuken evli kabul edilir.
Geçersizliğin sebebine göre mutlak butlan davası veya nispi butlana dayanan iptal davası gündeme gelebilir. Hangi dava türünün uygulanacağı; davayı kimin açabileceği, dava açma hakkının süreye tabi olup olmadığı ve yargılamada incelenecek hususlar bakımından önem taşır.
Evliliğin Geçersizliği Nedeniyle İptali Davası Nasıl Açılır?
Evliliğin geçersizliği nedeniyle iptali davası, görevli ve yetkili mahkemeye sunulacak dava dilekçesiyle açılır. Dilekçede evliliğin hangi mutlak veya nispi butlan sebebiyle geçersiz olduğu açıkça belirtilmeli ve bu iddiayı destekleyen deliller gösterilmelidir.
Evliliğin iptalini isteyen kişinin öncelikle dayanılan sebebin Türk Medeni Kanunu kapsamında bir butlan sebebi olup olmadığını belirlemesi gerekir. Örneğin eşlerden birinin evlenme sırasında zaten evli olması mutlak butlan kapsamında değerlendirilirken; kanunda belirtilen nitelikte yanılma, aldatma veya korkutma hâlleri nispi butlan sebebi oluşturabilir.
Mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan delilleri değerlendirerek kanuni şartların oluşup oluşmadığını inceler. Şartların gerçekleştiğinin tespit edilmesi hâlinde evliliğin iptaline karar verilir. İptal kararının kesinleşmesiyle evlilik sona erer.
Evliliğin İptali Davasını Kimler Açabilir?
Evliliğin iptali davasını kimin açabileceği, evliliğin mutlak butlanla mı yoksa nispi butlanla mı sakat olduğuna göre değişmektedir.
Mutlak butlan hâllerinde dava, Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılabilir. Ayrıca ilgisi bulunan herkes de mutlak butlan nedeniyle evlenmenin iptalini dava edebilir. Bununla birlikte sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; kanunda belirtilen hâllerde ilgililerin dava hakkı devam edebilir.
Nispi butlan hâllerinde ise dava açma hakkı kural olarak korunmak istenen eşe aittir. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk, yanılma, aldatma veya korkutma gibi sebeplerle evliliğin iptalini talep edebilecek kişi, kanunun kendisine bu hakkı tanıdığı eştir. Küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi hâlinde ise kanunda öngörülen şartlarla yasal temsilci de evlenmenin iptalini dava edebilir.
Bu nedenle evliliğin iptali davası açmak isteyen kişinin dava hakkına sahip olup olmadığı, ileri sürülen butlan sebebiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Evliliğin İptali Davası Açma Süresi Nedir?
Evliliğin iptali davası açma süresi, davanın mutlak veya nispi butlan sebebine dayanmasına göre farklılık gösterir. Özellikle nispi butlan hâllerinde kanun, dava açma hakkının kullanılması için hak düşürücü süre öngörmüştür.
Türk Medeni Kanunu'nun 152. maddesine göre nispi butlana dayanan iptal davası açma hakkı; iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay, her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Dolayısıyla yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle evliliğin iptalini isteyen eşin süresi içerisinde dava açması gerekir.
Mutlak butlan bakımından ise nispi butlanda olduğu gibi genel bir altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Bununla birlikte evliliğin sona ermiş olması veya mutlak butlan sebebinin sonradan ortadan kalkması gibi durumlarda, kanunun ilgili hükümleri uyarınca dava hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.
Evliliğin İptali Davasının Şartları Nelerdir?
Evliliğin iptali davasının kabul edilebilmesi için öncelikle kanunda düzenlenen bir mutlak veya nispi butlan sebebinin bulunması gerekir. Her türlü anlaşmazlık, eşin geçmişine ilişkin her yanlış bilgi veya evlilik sonrasında ortaya çıkan her sorun evliliğin iptalini gerektirmez.
Genel olarak evliliğin iptaline karar verilebilmesi için kanunda belirtilen bir butlan sebebinin mevcut olması, davacının dava açma hakkına sahip bulunması ve süreye tabi hâllerde davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması gerekir.
Ayrıca ileri sürülen iptal sebebinin yargılama sırasında ispatlanması gerekir. Mahkeme, somut olayın özelliklerini ve delilleri değerlendirerek evliliğin iptaline karar verilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığını belirler.
Evliliğin Mutlak Butlanla Geçersiz Olması Nedir?
Evliliğin mutlak butlanla geçersiz olması, evlenmenin kamu düzenini ilgilendiren ve kanunda sınırlı olarak belirtilen ağır geçersizlik sebeplerinden birini taşımasıdır. Mutlak butlan, evliliğin kuruluşunda bulunan ciddi bir hukuki sakatlığı ifade eder.
Mutlak butlan sebebi bulunmasına rağmen evlilik kendiliğinden hükümsüz hâle gelmez. Türk Medeni Kanunu uyarınca, mutlak butlanla sakat bir evlilik, hâkim tarafından iptal kararı verilinceye kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
Bu nedenle tarafların kendi aralarında evliliği geçersiz kabul etmeleri yeterli değildir. Evliliğin hukuken sona ermesi için mutlak butlan davası açılması ve mahkeme tarafından iptal kararı verilmesi gerekir.
Mutlak Butlan Nedenleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesinde mutlak butlan sebepleri sınırlı olarak düzenlenmiştir. Buna göre aşağıdaki hâllerde evlilik mutlak butlanla sakattır:
Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunması,
Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması.
Bu hâllerden birinin varlığı, evliliğin iptali davasına konu edilebilir. Bununla birlikte mutlak butlan sebebinin sonradan ortadan kalktığı bazı özel durumlarda dava hakkına ilişkin farklı hükümler uygulanabilir. Örneğin önceki evliliğin iptal kararından önce sona ermesi hâlinde, ikinci evliliğin geçerliliği bakımından kanunun iyiniyete ilişkin özel düzenlemesi dikkate alınır.
Evliliğin Nispi Butlanla Geçersiz Olması Nedir?
Evliliğin nispi butlanla geçersiz olması, kamu düzeninden ziyade evlenen kişinin iradesini veya kanunun belirli kişilere tanıdığı korumayı ilgilendiren iptal sebeplerinin bulunmasıdır.
Nispi butlanda evlilik, mahkeme tarafından iptal edilinceye kadar hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder. Ancak mutlak butlandan farklı olarak nispi butlana dayanan iptal davası kural olarak yalnızca kanunda dava hakkı tanınan kişi tarafından açılabilir ve bu hak belirli sürelerle sınırlandırılmıştır.
Bu nedenle nispi butlan hâlinde hem iptal sebebinin niteliği hem de dava açma hakkı ile hak düşürücü sürelerin birlikte incelenmesi gerekir.
Nispi Butlan Nedenleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu kapsamında başlıca nispi butlan sebepleri; evlenme sırasında ayırt etme gücünden geçici olarak yoksun bulunma, kanunda belirtilen esaslı yanılma hâlleri, aldatma, korkutma ve bazı durumlarda yasal temsilcinin izninin bulunmamasıdır.
Nispi butlan sebeplerinin ortak özelliği, evlenme iradesinin sağlıklı biçimde oluşmasını engellemesi veya kanunun evlenecek kişi bakımından öngördüğü özel bir korumanın ihlal edilmiş olmasıdır.
Ancak evlilik içerisinde yaşanan her hayal kırıklığı veya eşlerden birinin diğerinden beklediği özelliklere sahip olmaması nispi butlan sebebi değildir. İleri sürülen durumun kanunda belirtilen şartları karşılaması ve bir evliliğin iptalini gerektirecek ağırlıkta olması gerekir.
Yanılma Nedeniyle Evliliğin İptali Davası Açılabilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen şartların bulunması hâlinde yanılma nedeniyle evliliğin iptali davası açılabilir. Ancak her türlü yanılma evlenmenin iptalini gerektirmez.
Kişinin evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak evlenmeye razı olması iptal sebebi olabilir. Bunun yanında eşinde bulunmaması, onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez hâle getirecek derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmiş olması da kanunda iptal sebebi olarak düzenlenmiştir.
Dolayısıyla yanılmanın sıradan veya önemsiz bir konuya değil, evlenme iradesini esaslı şekilde etkileyen bir hususa ilişkin olması gerekir.
Aldatma Nedeniyle Evliliğin İptali Davası Açılabilir mi?
Eşlerden biri, diğer eşin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı edilmişse evliliğin iptalini talep edebilir.
Ayrıca davacının veya altsoyunun sağlığı bakımından ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmiş olması da kanunda aldatma nedeniyle iptal sebebi olarak kabul edilmiştir.
Ancak evlilik öncesinde söylenen her yalan veya gizlenen her husus doğrudan evliliğin iptaline yol açmaz. Aldatmanın kanunda öngörülen nitelikte olması gerekir. Kanuni şartları taşımayan davranışların boşanma sebebi oluşturup oluşturmayacağı ise ayrıca değerlendirilebilir.
Korkutma Nedeniyle Evliliğin İptali Davası Açılabilir mi?
Kişinin kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmesi hâlinde evliliğin iptali davası açılabilir.
Korkutmanın evlenme iradesi üzerinde ciddi bir baskı oluşturması gerekir. Basit endişeler, aile içerisindeki sıradan baskılar veya evlilik kararını belirleyici nitelikte olmayan telkinler tek başına korkutma nedeniyle iptal için yeterli olmayabilir.
Korkutma nedeniyle dava açma hakkı da nispi butlana ilişkin hak düşürücü sürelere tabidir. Buna göre korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Evliliğin İptali Davasında İspat ve Deliller
Evliliğin iptali davasında, ileri sürülen mutlak veya nispi butlan sebebinin somut olayın özelliklerine uygun delillerle ortaya konulması gerekir. Kullanılabilecek deliller, dayanılan iptal sebebine göre değişiklik gösterebilir.
Nüfus kayıtları, önceki evliliğe ilişkin kayıt ve mahkeme kararları, sağlık raporları, hastane kayıtları, mesajlaşmalar, yazışmalar, fotoğraf ve video kayıtları, tanık anlatımları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer deliller yargılamada önem taşıyabilir.
Örneğin eşlerden birinin evlenme tarihinde başka biriyle evli olduğunun ileri sürülmesi hâlinde nüfus kayıtları belirleyici olabilirken; aldatma veya korkutma iddiasında mesajlar, yazışmalar ve tanık beyanları önem kazanabilir. Mahkeme tüm delilleri birlikte değerlendirerek kanunda öngörülen iptal sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğine ve evliliğin iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediğine karar verir.
Evliliğin İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Evliliğin iptali davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde Türk Medeni Kanunu'nun boşanmada yetkiye ilişkin düzenlemesi uygulanır. Buna göre dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.
Evliliğin iptalini talep eden kişinin, görev ve yetki kurallarının yanı sıra dayanılan butlan sebepleri, dava açma hakkı ve varsa hak düşürücü süreleri de dikkate alması gerekir. Özellikle nispi butlan hâllerinde dava açma süresinin geçirilmesi, evlenmenin iptalini talep etme hakkının sona ermesine neden olabilir.
Evliliğin İptali Davasının Sonuçları Nelerdir?
Evliliğin iptali davasının sonucu, mahkeme tarafından iptal talebinin kabul edilmesi hâlinde evliliğin sona ermesidir. Ancak evliliğin mutlak ya da nispi butlan sebebiyle geçersiz olduğu ileri sürülmüş olsa dahi, evlilik kendiliğinden ortadan kalkmaz. Evliliğin iptali kararı verilinceye kadar mevcut evlilik hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, mahkemece mutlak butlan kararı verilinceye kadar evlilik geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğurur. Bu nedenle söz konusu evliliğin geçersiz olduğu iddia edilerek tarafların kendi iradeleriyle evliliği yok saymaları mümkün değildir. Evliliğin mahkeme kararı ile iptal edilmesi gerekir.
Mahkemenin evliliğin iptaline karar vermesi hâlinde evlilik sona erer. Evlenirken iyiniyetli bulunan eş, evlenmeyle kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Evliliğin iptal edilmesi sonrasında eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı gibi konularda ise boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Evliliğin İptalinin Çocuklar Açısından Sonuçları Nelerdir?
Evliliğin iptal edilmesi, evlilik içerisinde doğan çocukların hukuki statüsünü olumsuz yönde etkilemez. Türk Medeni Kanunu'na göre mahkeme tarafından batıl olduğuna karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar dahi evlilik içinde doğmuş sayılırlar.
Dolayısıyla bir evliliğin iptali, çocukların anne ve babalarıyla olan soybağını ortadan kaldırmaz. Çocukların velayeti, kişisel ilişki kurulması ve bakım giderlerine katılma yükümlülüğü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak velayetin hangi ebeveyne bırakılacağına karar verebilir. Velayet kendisine bırakılmayan taraf ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ve şartlarının bulunması hâlinde çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilebilir. Bu nedenle evliliğin iptali davasının kabul edilmesi, çocuğun anne ve babasına karşı sahip olduğu hakları ortadan kaldırmaz.
Evliliğin İptali Halinde Nafaka ve Tazminat Talep Edilebilir mi?
Evliliğin iptali halinde nafaka ve tazminat talep edilmesi mümkündür. Türk Medeni Kanunu, evliliğin butlanına karar verilmesi hâlinde eşler arasındaki nafaka ve tazminat bakımından boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenlemektedir.
Bu kapsamda gerekli kanuni şartların bulunması hâlinde maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği ve miktarı belirlenirken tarafların kusur durumları, evliliğin iptali sebepleri ve somut olayın özellikleri dikkate alınır.
Aynı şekilde koşulların oluşması hâlinde nafaka talebinde de bulunulabilir. Ancak evliliğin iptali davası açılması, tek başına otomatik olarak nafaka veya tazminata hak kazanıldığı anlamına gelmez. Her talep kendi kanuni şartları çerçevesinde değerlendirilir.
Evliliğin İptali Halinde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Evliliğin iptali halinde mal paylaşımı, eşler arasında geçerli olan mal rejiminin tasfiyesi yoluyla gerçekleştirilir. Evliliğin sonradan mahkeme tarafından iptal edilmiş olması, evlilik süresince eşler arasında doğan bütün malvarlığı ilişkilerinin yok sayılması sonucunu doğurmaz.
Türk Medeni Kanunu gereğince eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinde boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Eşler başka bir mal rejimi seçmemişlerse kural olarak yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi dikkate alınır.
Tasfiye sırasında eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları ayrılır; varsa değer artış payı, artık değere katılma alacağı ve diğer mal rejimi alacakları değerlendirilir. Bu nedenle butlan sebebi ile evliliğin iptaline karar verilmesi, evlilik süresince edinilen malların doğrudan bir eşe bırakılacağı veya tüm malvarlığı ilişkilerinin geçersiz hâle geleceği anlamına gelmez.
Evliliğin İptali ile Boşanma Arasındaki Fark Nedir?
Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki temel fark, davaların dayandıkları hukuki sebeptir. Boşanma davasında hukuken geçerli bir evliliğin kanunda düzenlenen boşanma sebeplerinden biri nedeniyle sona erdirilmesi talep edilir. Evliliğin iptali davasında ise evlenme sırasında mevcut olan bir mutlak veya nispi butlan sebebine dayanılarak evliliğin geçersiz olduğu ileri sürülür.
Başka bir ifadeyle boşanma, geçerli şekilde kurulmuş olan bir evliliği sona erdirirken; iptal davasında evliliğin kuruluşunda mevcut olan hukuki sakatlık esas alınır. Örneğin zina, hayata kast veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması boşanma sebebi olabilirken; eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli olması mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali sonucunu gündeme getirebilir.
Bununla birlikte evliliğin iptali ile boşanma, sonuçları bakımından tamamen birbirinden bağımsız değildir. Çocuklar, nafaka, tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi gibi birçok konuda evliliğin iptalinde de boşanmaya ilişkin hükümler uygulanmaktadır.
Evliliğin İptali Davası ile Boşanma Davası Birlikte Açılabilir mi?
Somut olayda hem evliliğin geçersizliğine hem de boşanmayı gerektiren olaylara dayanılması mümkün olabilir. Bu durumda evliliğin iptali davası ile boşanma davası arasındaki ilişkinin, ileri sürülen taleplerin niteliğine göre değerlendirilmesi gerekir.
Evliliğin iptaline yönelik talebin yanında, bunun kabul edilmemesi ihtimaline karşı boşanma talebinde bulunulması uygulamada gündeme gelebilir. Çünkü iptal davasında söz konusu evliliğin geçersiz olduğu iddia edilir; boşanma davasında ise mevcut ve geçerli evliliğin sona erdirilmesi istenir.
Ayrı davaların görülmesi hâlinde ise evliliğin iptali davasının sonucu, boşanma davasının hukuki temelini doğrudan etkileyebilir. İptal talebi kabul edilerek evlilik sona ererse, boşanma talebinin konusu bakımından farklı bir hukuki durum ortaya çıkacaktır. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre evliliğin iptali davasının boşanma davası açısından bekletici sorun yapılması ve evliliğin iptali davasının sonucu beklendikten sonra boşanma talebi hakkında değerlendirme yapılması gündeme gelebilir.
Dolayısıyla hem iptal davası açmak hem de boşanma talebinde bulunmak isteyen kişinin, taleplerini asıl ve terditli talep ilişkisi ile derdest davaların birbirine etkisini dikkate alarak oluşturması önemlidir.
Evliliğin İptali Davası ile Boşanma Davası Arasındaki Sonuç Farkları Nelerdir?
Evliliğin iptali davası ile boşanma davası aynı şekilde evlilik birliğinin sona ermesine yol açabilse de hukuki dayanakları ve bazı sonuçları birbirinden farklıdır. Boşanmada geçerli olarak kurulmuş bir evliliğin boşanma sebebi nedeniyle sona erdirilmesi söz konusudur. İptal davasında ise evliliğin mutlak ya da nispi butlan sebebiyle sakat olduğu ileri sürülmektedir.
Ancak evliliğin iptali kararı verilmesi, evliliğin geçmişte doğurduğu bütün hukuki sonuçların kendiliğinden yok olması anlamına gelmez. Özellikle mutlak butlanla sakat olan evlilik dahi mahkemenin iptal kararına kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur. Çocuklar yönünden de kanun özel koruma sağlamış ve batıl evlilikten doğan çocukların evlilik içinde doğmuş sayılacağını düzenlemiştir.
Eşler arasındaki nafaka, tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi bakımından ise boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Bunun yanında evlenirken iyiniyetli olan eş, evlenmeyle kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.
Sonuç olarak evliliğin iptali ile boşanma arasındaki fark, yalnızca her iki davanın da evliliği sona erdirmesi üzerinden değerlendirilmemelidir. Boşanmada geçerli bir evlilik sona erdirilirken, açılacak olan evliliğin iptali davası ile evlenmenin kuruluşunda mevcut mutlak veya nispi butlan sebeplerine dayanılır. Hangi davanın açılması gerektiği ise evliliğin kuruluşundaki koşullar ve sonradan meydana gelen olaylar birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
