Destek Hattı:

0332 235 49 74

Girit'in ¾'ü bizim

Girit'in ¾'ü bizim

Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında yanlış iki tez vardır.

Birincisi; “Girit Adası’nın 1913 Londra Antlaşması ile hukuken Yunanistan’a terk edildiği ve 1913 Atina Antlaşması ile de kesin olarak Yunanistan’a verildiği” tezidir.

İkincisi; “Girit Adası’nın, 1913 Londra Antlaşması ve 1913 Bükreş Antlaşması ile kesin olarak Yunanistan’a bağlandığı” tezidir.

Ancak bu iki tez de tarihi, coğrafi ve hukuki hakikatlere aykırıdır.

Girit’in hukuki statüsü, 1913 Londra Antlaşması, 1913 Bükreş Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması olmak üzere toplam dört antlaşma ile belirlenmiştir.

Tüm bunlara göre Girit Adası’nın sadece dörtte biri Yunanistan’a ait olması gerekir.

1913 LONDRA ANTLAŞMASI

1. Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti ile Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan arasında imzalandı. 4. Maddesi ile Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan arasında dört devletin paylı mülkiyeti vardır.

Buna göre; yalnızca dörtte biri Yunanistan’a aittir. Girit Adası’nın etrafındaki 14 ada ile adacık ve kayalıklar Osmanlı Devleti’ne verilmiştir.

1913 BÜKREŞ ANTLAŞMASI

2. Balkan Savaşı’ndan sonra Romanya, Yunanistan, Karadağ, Sırbistan ve Bulgaristan arasında imzalandı. Bulgaristan, dörtte birlik hakkından feragat etti. Ancak bu feragat Yunanistan lehine de yapılmamıştır. Üstelik bu antlaşma Yunan Başbakanı Venizelos tarafından da imzalanmıştır. Buna göre; dörtte birlik payı aslına rücu ederek pay Osmanlı Devleti’ne geri dönmüştür.

ATİNA ANTLAŞMASI

Bükreş Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında Atina Antlaşması imzalandı. 15. Madde ile Osmanlı Devleti ve Yunanistan, Londra Antlaşması hükümlerini 5. Maddesi de dâhil olmak üzere uygulayacakları mutabakat sağlandı.

Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra Türkiye ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti arasında 24 Temmuz 1923’de Lozan Antlaşması imzalandı.

Antlaşmanın 12. Maddesi ile taraf olan toplam sekiz ülke; 1913 Atina Antlaşması’nın 15. Maddesinin uygulanacağı teyit ettiler. Anılan teyit ile 1913 Londra Antlaşmasının uygulanacağı kayıt altına alınmıştır. 1913 Londra Antlaşması ile Yunanistan’a Girit Adası’nın dörtte biri verilmişti.

1923 Lozan Antlaşması’nın 12. Maddesi ile başta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere olmak üzere toplam sekiz devlet tarafından, Girit Adası’nın sadece dörtte birinin Yunanistan’a ait olduğu tekrar teyit edildi.

LOZAN ANTLAŞMASI

Bulgaristan, Lozan Antlaşması’na taraf değildir. Ancak, 1913 Bükreş Antlaşması ile Girit Adası üzerindeki dörtte birlik hakkından yazılı olarak feragat eden Bulgaristan, Lozan Antlaşması sonrasında da Girit Adası üzerindeki hakkından fiili olarak da feragat etmiştir.

Sırbistan ve Karadağ da, Lozan Antlaşmasından sonraki süreçte Girit’in üzerindeki dörtte birlik haklarından fiili olarak feragat etmişlerdir. Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ tarafından yapılan feragat, Yunanistan lehine yapılmamıştır.

Bu sebeple; Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ’ın Girit Adası üzerindeki toplam dörtte üçlük payı aslına rücu ederek Türk toprağı olmuştur.

Girit Adasının hukuki statüsünü belirleyen uluslararası antlaşmalar ve uluslararası hukuka göre Girit Adası’nın dörtte üçü ve adanın etrafındaki 14 ada ile adacık ve kayalıklar, Osmanlı Devleti’nin küllî halefi olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aittir.

Girit ‘in ¾’ü bizim

ADALAR DERHAL BOŞALTILMALI

Yunanistan, Girit Adası’nın dörtte üçü ile hâlihazırda Adanın etrafında işgal altında tuttuğu Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi olmak üzere toplam 5 Türk Adasını derhal boşaltarak Türkiye’ye iade etmelidir. Ayrıca yine Ege Denizi’nde işgal ettiği diğer 13 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığını da derhal boşaltarak Türkiye’ye teslim etmelidir.

Yunanistan, Girit Adası’nın Türk bölgesinde kalan Heraklion Hava Üssü dahil olmak üzere bütün askeri birliklerini de derhal tahliye etmelidir.

Girit, tarihten beri Helen olmamıştır. Türkiye, milletler arası anlaşmalardan doğan hakları ve kazanımlarıyla beraber mezalime uğrayan tüm Girtililerin ve Türklerin haklarını ve hukukunu uluslar arası mahkemelere taşımalıdır.

E-Bülten Kayıt

Büromuzdan haberder olmak için bültene kayıt olabilirsiniz.