Destek Hattı:

0332 235 49 74

Evlilik Birliği ve Genel Anlamda Boşanma

Evlilik Birliği ve Genel Anlamda Boşanma

Toplumun temel yapı birimlerinden birisi ailedir. Aile karşı cinsten iki yetişkin insanın yasaların öngördüğü şekil şartlarına ve prosedüre uymak suretiyle kurdukları biyolojik, psikolojik ve aynı zamanda sosyoyojik işlevleri olan bir kurumdur. Aile kurumunu oluşturan evlilik, farklı cinsiyette iki kişinin, tam ve devamlılık arz eden bir hayat birlikteliği oluşturmak üzere, hukukun öngördüğü şekilde hayatlarını birleştirmeleridir . Evlendirme Yönetmeliğinin 2/f maddesinde de evlenme, bir kadın ve bir erkeğin usulüne göre yetki verilmiş bir memur önünde bir aile kurmak amacı ile yapmış oldukları medenî hukuk sözleşmesi olarak tanımlanmıştır.

Aile Mekanizması

Eşler arasında hayatın olağan veya olağan dışı akışında karşılaşacakları zorluklara karşı birlikte mücadele etmek, iyilik ve güzellikleri birlikte paylaşmak, maddi ve manevi olarak birbirine destek olmak evlilik birliğinin dar anlamda işlevi iken, sağlıklı bir toplum yapısı oluşturmak ise geniş anlamda amacıdır. Zira aile, bireyler için kişilik ve özelliklerinin oluşumunda birinci derecede etkili ilk kurumdur. Kişiler toplumun gelenek, görenek ve âdetlerini ilk olarak aile içinde öğrenir . Aile bireylerinin oluşturduğu münferit kişiliklerin bileşkesi ise toplumu oluşturmaktadır. Bu yönüyle aile, toplumsal yaşamı düzenleyen, insan neslinin devamını sağlayan, bireylerin sosyal, psikolojik ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayan ve toplumsal düzeni sağlayan bir mekanizmadır . Dolayısıyla toplumu oluşturan aile kurumu ne kadar sağlam ve amaca matufsa toplum da o derece sağlıklı ve huzurlu olur. Denilebilir ki, aile kurumu sadece aile bireylerini veya yakın çevresini değil, tüm toplumu ilgilendiren bir yapı konumundadır. Bu yönüyle aile kurumunu oluşturan evlilik birliği aile hukukunun en temel temel konularındandır.

Anayasamızın“Ailenin Korunması” kenar başlıklı 41/1. maddesi uyarınca, “Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır teşkilatı kurar”. Anayasal düzenlemeye konu edilmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere aile, Türk Toplumundaki önemine binaen Türk Hukukunun da önemli konularından birisidir .

Evliliğin Amaçları

Eşler arasında kurulan evlilik birliği kimi zaman yukarıda zikredilen amaçları gerçekleştirmede başarılı olamaz. Aile kurumunun öneminden dolayı Medeni Kanunumuzda evlilik birliğinin sürdürülerek aile bütünlüğünün korunması öncelikli amaç olsa da, şayet evlilik birliği artık beklenen amaçları meydana getirmiyorsa ve bu bağlamda taraflar üzerine düşen yükümlülükleri ifa edemiyorlarsa birliğinin sona erdirilmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşleri,sağlıksız ve toplum için artık faydadan çok zarar üreten bir evliliği sürdürmeye zorlamanın anlamı bulunmamaktadır .

AKINTÜRK Turgut / ATEŞ KARAMAN Derya, Türk Medeni Hukuku 6098 Sayılı Yeni Borçlar Kanunu ve Yeni Yasal Düzenlemelere Uyarlanmış Aile Hukuku, C. 2, 14. Bası, İstanbul 2012, s. 59. BOZDAĞ Cahide Işıl, Türk Hukukunda Boşanma ve Kusurun Etkisi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya 2019, s.2. TATLILIOĞLU Kasım / DEMİREL Nuri, Sosyal Bir Gerçeklik Olarak Boşanma Olgusu: Sosyal Psikolojik Bir Değerlendirme, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 4, Sayı: 22, Mart 2016, s. 61. İPEK Ali İhsan, Türk Hukukunda Genel Boşanma Sebepleri, Seçkin Yayınavi, Ankara 2008, s.15.

Boşanma

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun verileri incelendiğinde boşanma oranlarının son yıllarda ciddi biçimde artış kaydettiği gözlenmektedir. Kadının ekonomik bağımsızlığının geçmişe nazaran artması, aile yapısının ve aile bireyleri arasındaki ilişkilerin değişmesi, boşanmayı yasal olarak kolaylaştırıcı hükümlerin ihdas edilmesi, toplumun boşanmaya bakış açısının eskisi kadar katı olmaması gibi sebepler, boşanma oranlarının artışınının en önemli nedenleri olarak sıralanablir .

Eşler arasında sorumsuz ve ilgisiz davranış gösterme, evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama, eşler arasında kök aile kaynaklı sorunların aşılamaması ve bununla bağlantılı olarak eşin ailesinin aile içi ilişkilere müdahil olması, eşlerden birinin diğer eşin geniş ailesine karşı saygısız davranması, aldatma, cinsel sorunlar, sözlü ve fiziksel şiddet ve eşler arasında sevginin olmaması gibi sebepler de boşanma vakıalarının başlıca sebepleri olarak karşımıza çıkmaktadır .

Boşanma sebepleri Türk Medenî Kanununun 161 ila 166 maddeleri arasında tahdidi olarak düzenlenmiştir. Bunun sonucunda boşanma davası bu sebeplerden birine dayandırılıp ispat edildiği ölçüde boşanma kararı elde edilebilir. Boşanma sebepleri konusunda sınırlı sayı ilkesi cari olduğundan eşler aralarında anlaşmak suretiyle yeni bir boşanma sebepleri yaratamazlar .

AYAN Nurşen, Terk Sebebiyle Boşanma, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 15, Sayı 1, Yıl 2007, s.40. UYAR Sezai, Boşanmış Bireylerin Evlilik Süreci Ve Bugüne İlişkin Psikolojik Sorunları Üzerine Bir Araştırma. Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden aktaran AKTAŞ AKOĞLU Özgül / KÜÇÜKKARAGÖZ Hadiye, Boşanma Nedenleri Ve Boşanma Sonrasında Karşılaşılan Güçlüklere İlişkin Bir Araştırma: İzmır İli Örneği, Toplum ve Sosyal Hizmet, Cilt 29, Sayı 1, Nisan 2018, s. 154 AKINTÜRK Turgut / KARAMAN Derya, Türk Medeni Hukuku Yeni Medeni Kanuna Uyarlanmış Aile Hukuku, C. 2, 12. Bası, İstanbul 2010, s. 235; GENÇCAN Ömer Uğur, Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku, 7. Bası, Ankara 2017, s.97. HATEMİ Hüseyin, Aile Hukuku I, İstanbul 2005, s. 100; İPEK Ali İhsan, a.g.e., s.17. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Sayı: 135, 01.07.2011 Tarih. (www.tüik.gov.tr). BİNAY Murat, Türkiye’de Boşanma Nedenlerinin Analizi ve Alternatif Uyuşmazlık Yöntemleri, Obdusman Akademik, Yıl 2018, Cilt 5, Sayı 9, s. 238. KAPLAN Sena / ABAY Halime / BÜKECİK Esra / ŞAHİN Sevil / ARIÖZ DÜZGÜN Ayten / BAY KARABULUT Aysun, Türkiye’de Yapılan Çalışmalar Bağlamında Kadınlarda Boşanmanın Nedenleri (2000-2018): Sistematik Derleme, Uluslararası Bilimsel Araştırmalar Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, Yıl 2018, s. 822.

Boşanma sebepleri konularına ve etkilerine göre iki ayrı grupta incelenmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri konusu itibariyle, özel ve genel boşanma sebepleri olarak ikili ayrıma tabi tutulmaktadır. Türk Medeni Kanununda düzenlenen özel boşanma sebepleri zina (TMK m. 161), hayata kast (TMK m. 162), pek kötü davranış (TMK m. 163), onur kırıcı davranış (TMK m. 162), suç işleme (TMK m. 163), haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163), terk (TMK m. 164) ve akıl hastalığı (TMK m. 165)iken; genel boşanma sebepleri ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1-2), anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3) ve eylemli ayrılık sebebiyle boşanma (TMK m. 166/4)’dır.

Boşanma, etkileri bakımdan ise mutlak ve nisbî olarak yine ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır . Zina (TMK m. 161), hayata kast (TMK m.162), pek kötü davranış (TMK m. 162), onur kırıcı davranış (TMK m. 162), terk (TMK m. 164), anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3), eylemli ayrılık sebebiyle boşanma (TMK m.166/4) mutlak boşanma sebepleridir. Buna karşılık suç işleme (TMK m. 163), haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163), akıl hastalığı (TMK m. 165) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) ise nisbi boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir.

Etkileri bakımından boşanma sebepleri hakimin takdir yetkisi konusunda büyük önem arz etmektedir. Zira mutlak boşanma nedenlerinin varlığı halinde hakimin takdir yetkisi bulunmamakta iken nisbî boşanma sebeplerinin varlığı halinde hakimin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda mutlak boşanma sebebi olarak gösterilen maddi vakıanın varlığının kanıtlanması halinde, bu sebebin evlilik birliğini temelinden sarstığı kanuni karinesi uyarınca evlilik birliğinin sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyeceği kabul edildiğinden artık bu vakıanın evlilik birliğine etkisine bakılmaksızın dava boşanma ile sonuçlanmaktadır . Buna karşılık nisbî boşanma sebepleri takdire bağlıdır. Bu sebeple hakim, boşanma sebebi olarak gösterilen ve ispatlanın vakıanın evlilik birliğine etkisini ayrıca değerlendirmelidir. Bir başka ifade ile nisbî boşanma sebebinin varlığı halinde davacı eş bakımından ortak yaşamı sürdürmenin beklenip beklenemeyeceği ayrıca gözetilmeli, şayet artık ortak yaşamın sürdürülemeyeceği sonucuna varıldığı takdirde boşanma kararı verilmelidir .

AYAN Nurşen, a.g.m., s. 41. GENÇCAN Ömer Uğur, Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku, 7. Bası, Ankara 2017, s. 120-122. EROL Yasemin, Akıl Hastalığına Dayalı Boşanma, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 19, Sayı 1, Yıl 2011, s. 122. GENÇCAN, a.g.e., s.122.

E-Bülten Kayıt

Büromuzdan haberder olmak için bültene kayıt olabilirsiniz.